18. Ceza Dairesi 2019/1510 E. , 2020/1465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Düşme KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1) Suça sürüklenen çocuk ...
**18. Ceza Dairesi 2019/1510 E. , 2020/1465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Düşme KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükümde; suça sürüklenen çocuğa atılı suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. 66/2. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 4 yıllık olağan dava zamanaşımının, temyiz inceleme sürecinde gerçekleştiği anlaşılmakla, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnamaye kısmen uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün (BOZULMASINA), ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. 66/2. ve CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek (DÜŞMESİNE), 2) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyizinde ise; Kamu davasının açılmasının zorunluluğu ilkesinin istisnalardan birisini oluşturan ve TCK'nın 31/1. maddesinde 12 yaşını doldurmayan çocuklarla ilgili düzenlenen hükümde "ceza sorumluluklarının olmadığını ve ceza kovuşturması yapılamayacağını" ancak, "çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin" uygulanabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin niteliği dikkate alındığında açıkça 12 yaşından küçük çocukların suç kovuşturmasının dışında tutulduğu anlaşılmaktadır. Suç tarihinde 12 yaşından küçük çocuk bir ceza ilişkisinin tarafı olmayacağı gibi usuli ilişkinin tarafı da olamayacaktır. Yani yanlışlıkla kamu davası açılmış bile olsa ceza davasına bakılamayacaktır. Suç kovuşturması yapılamayınca tedbirler açısından Çocuk Koruma, Kanunu'nun getirdiği ilkelere bakılması zorunluluğu ortaya çıkmakta 5395 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme ve Çocuk Koruma Kanunu'na Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi hükmü de gözetildiğinde Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca hükmolunacak tedbir kararlarının çocuk mahkemesi veya hakimince çocuk mahkemesi olmayan yerlerde ise aile mahkemesi veya yoksa asliye hukuk mahkemesince karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Yukarıda izah olunan nedenlerle 5237 sayılı TCK'nın 31. maddesinde 0-12 yaş grubunda olması nedeniyle ceza sorumluluğu bulunmayan ve hakkında ceza kovuşturması yapılması mümkün olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.