T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/911 - 2025/925 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/911 KARAR NO : 2025/925 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : 2025/719 Esas TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir -…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/911 - 2025/925 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/911 KARAR NO : 2025/925 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : 2025/719 Esas TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir - İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkin davada, mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında Ankara 3. Noterliği'nin 31/10/2016 tarih 41206 yevmiye no ile akdedilen düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bunun üzerine doğan zararı karşılamak üzere 10/10/2018 tarihli dava dilekçesi ile Ankara 27.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/510 Esas sayılı dosyada kar kaybından kaynaklı alacaklarının tahsili için alacak davası açıldığını, bu davanın Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/504 Esası ile birleştirilmesine karar verildiğini, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/510 Esas sayılı davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan daha sonra açılan Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/180 Esas sayılı ve Ankara 30.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/389 Esas sayılı davalarının açıldığını, bu davaların Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/504 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, davacının kar kaybından doğan alacaklarının tahsiline dair davaların yargılamasını yapan Ankara 24.Asliye Hukuk Mahkemesi ile müvekkili şirketin açtığı davaların kabulüne karar verildiğini, mahkemenin verilen kararının davalı kooperatif tarafından temyiz edildiğini ve Yargıtayca düzeltilerek onama kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, Yargıtayda düzeltilerek onanan karara göre; davacının davalıdan hak ettiği kar kaybı alacağının 16.352.095 TL olduğunu, davacının davası ve davalının haksız fesih tarihi 2018 yılı son çeyreğine dayandığını, aradan geçen 7 yıllık süre içerisinde bu paranın tahsil edilemediği gibi ülkenin ekonomisinin bozulduğunu, pandemi süreçleri yaşandığını, yaşanan ekonomik krizler ile paranın alım gücünde büyük erimeler meydana geldiğini, davacı alacağın durduğu yerde eriyip giderken davalı taşınmazın da durduğu yerde kat be kat artarak büyük bir raht oluşturduğunu, bu durumun bile davacının mağduriyetini açıkça gösterdiğini ileri sürerek, hüküm altına alınacak olan munzam zarar tazminatının semeresiz kalmaması bakımından mülkiyeti davalıya ait olan ... ada 2 parselde bulunan taşınmazın ve davalı adına kayıtıl başkaca taşınmazların bulunması halinde bulunan taşınmazların tapu kayıtlarına dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devir ve temliğin önlenmesi bakımından öncelikle ve takdiren teminatsız olarak aksi takdirde mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığında ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Talep; munzam zarar alacağının tahsili talepli olarak açılan tazminat istemli davada ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz alacağına ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde; Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/504 Esas sayılı dosyasında verilen gerekçeli karar örneği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/766 Esas sayılı dosyasında bulunan ilam örneği ve davalı kooperatife ait genel kurul toplantı tutanağı örneği ibraz edilmiştir. İ.İ.K 'nun 257/1 maddesiyle; "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebilir." hükmü düzenlenmiştir. HMK'nun 389. Maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiş olup, HMK 390/3 maddesinde ise; tedbir talep eden tarafın işin esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz birbirine yakın olmakla birlikte, amaç, sonuç, konu ve koruduğu hukuki yarar bakımından birbirinden tamamen farklı hukuki kurumlar olup, tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz, ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir kararı verilmesi ise yasal düzenlemeler nazara alındığında olanaklı değildir. İhtiyati haciz ancak para alacakları için ve uyuşmazlık konusu olmayan borçlu/davalıya ait mal, hak ve alacaklar hakkında uygulanabilecekken, ihtiyati tedbir konusu para olsun olmasın çekişmeli bulunan uyuşmazlık konusu herşey hakkında uygulanabilir. Ankara Bam 22 HD. 10.07.2018 Tarih, 2018/1555 Esas ve 2018/1029 Karar) Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal uygulamalar ışığında yapılan inceleme sonucunda; Davacı tarafça ileri sürülen munzam zarar alacağının muaccel olduğuna dair bir delil bulunmadığı, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, davacının talebine konu davalı kooperatife ait taşınmazın uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla, İİK'nun 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gibi HMK 389.maddesi gereğince tedbir verilmesini gerektirir yasal koşullarında somut olayda bulunmadığı" gerekçesi ile, davacı tarafın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir - ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız olarak davalı tarafça feshedildiğini, bu fesih nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın mahkemece 16.352.095,00 TL üzerinden hüküm altına alındığını, mahkeme kararının kesinleştiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, mahkemece alacağın yargılamayı gerektirdiği ve muaccel bir alacak olmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, munzam zarar hesaplamasına esas kesinleşmiş mahkeme kararı var iken, alacağın yargılamayı gerektirdiği yönündeki tespitin isabetli olmadığını, ayrıca davalının mal kaçırma işlemleri yapmaya başladığını, bu durumun olağanüstü genel kurul tutanakları ile sabit olduğunu, bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlar ile karşı karşıya kalacağını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, munzam zarar iddiasıyla açılmış tazminat davasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, hüküm ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istenen davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır