(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9455 E. , 2010/6108 K. "" MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 10.7.2001-3.4.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği d…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9455 E. , 2010/6108 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 10.7.2001-3.4.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı,10.7.2001-3.4.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tesbitini istemiştir. Mahkeme,işyerindeki çalışmanın resmi belgelerle ispatlanması gerektiği,desteklenmeyen tanık beyanları ile çalışmanın varlığının ispatlanamayacağı gerekçeleriyle istemin reddine karar vermiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10.maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 86/9.maddesinde,bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.Kimi ayrık durumlar dışında resmi belgelerin veya yazılı delillerin bulunması,sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı olarak istemin reddini gerektirmez.Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla,dava konusu dönemde aynı işyerinde çalışan bordro tanıkları ile komşu veya yakın işyerlerinin aynı dönemlerde çalışan kayıtlı tanıkların bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirmesini göz önünde tutarak gerektiğinde doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle delilleri mümkün olduğunca toplayıp bunları birlikte değerlendirmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken,salt resmi belge olmadığından bahisle istemin reddine karar vermesi isabetsiz olmuştur.