6. Hukuk Dairesi 2010/7787 E. , 2010/14372 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parası ve cezai şartın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 6.000 …
**6. Hukuk Dairesi 2010/7787 E. , 2010/14372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parası ve cezai şartın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 6.000 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında yapılan icra takibi üzerine davalının borcun tamamına, icra masraflarına ve faize itiraz ettiğini, ancak davalının itirazında bir sebep belirtmediğini, takibe konu alacağın kira alacağından kaynaklandığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kiralananı 01.12.2008 tarihinde tahliye ettiğini, öncesinde de keyfiyeti 12.11.2008 tarihinde bildirdiğini, davacının da bu tarihte taşınmaza kiralık ilanları astığını, davalının hem Kasım 2008 ayı kirasını hem de erken tahliye nedeniyle davacının zarara uğramaması için Aralık 2008 ayı kirasını ödediğini, kira borcunun bulunmadığını, sözleşmede yer almamasına karşın davacının icra takibinde cezai şart da talep ettiğini, taşınmazın kiralanması sırasında davacıya verilen 2.000 TL güvence parasının halen davalıya iade edilmediğini belirterek, davanın reddini ve davacının % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parası 4.000 TL olarak belirlenmiş sözleşmenin özel şartlar 5. maddesinde de bir aylık kira bedelinin müddeti içinde ödenmemesi halinde kira süresinin sonuna kadar diğer aylara ait kira bedellerinin muacceliyet kespedeceği, depozito olarak 2.000 TL alındığı ve depozitonun kiraya mahsup edilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı Bursa 9. İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 2456 sayılı dosyası ile Kasım 2008-Ocak 2009 arası aylar kirası ile 4.000 TL cezai şartın tahsili için icra takibi yapmış, takibe itiraz eden davalı kira borcu da dahil hiçbir borcu olmadığını belirtmiştir. İtiraz üzerine açılan davada davacı vekili cezai şartı, taşınmazın erken tahliyesi nedeniyle makul süre kirası olarak istediklerini açıklamıştır. Davalı ise kiralananı 01.12.2008 tarihinde tahliye ettiğini savunmuştur. Kira paralarının ödendiğini ve kiralananın hangi tarihte tahliye edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı bu konuda davacıya yemin teklif etmiş, davacı asıl da 29.12.2009 tarihli oturumda davacının Kasım-Aralık 2008 ayları kirasını ödemediğine ve kiralananın 05.01.2009 tarihinde tahliye ettiğine dair yemin eda etmiştir. Buna göre davalı beş yıllık kira süresi dolmadan taşınmazı tahliye etmiş olmaktadır. Davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Bu konuda yapılan keşif sonrasında düzenlenen 04.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda da taşınmazın aynı koşullarla yeniden iki aylık sürede kiraya verilebileceği belirtilmiştir. Davalı Kasım-Aralık 2008 ayları kirasını ödediğini kanıtlayamadığı için tahliye tarihine kadar olan kira paralarından sorumludur. Bilirkişi raporuna göre kiralananın 05.01.2009 tarihinde tahliye edilmesinden sonra da iki aylık makul süre kirasını ödemesi gerekir. Davacı da yapmış olduğu icra takibi ile Kasım 2008-Ocak 2009 arası aylar kira parasını talep etmiştir. Bu durumda mahkemece üç aylık kira parası yönünden itirazın iptaline karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi sözleşmenin özel şartlar 5. maddesindeki açık düzenlemeye karşın güvence parası olarak alınan 2.000 TL’nin de kira borcundan mahsup edilmesi de yerinde değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.