Ceza Genel Kurulu 2020/26 E. , 2022/612 K. "" Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Sanık ...’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2016 tarihli ve 148-369 sayılı resen istinafa tabi hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahke…
**Ceza Genel Kurulu 2020/26 E. , 2022/612 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Sanık ...’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2016 tarihli ve 148-369 sayılı resen istinafa tabi hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 22.12.2016 tarih ve 233-198 sayı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozulmasına karar verilmiş, dosyayı yeniden ele alan ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince 11.04.2017 tarih ve 64-91 sayı ile; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafisi ve katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 03.07.2017 tarih ve 1380-1417 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, anılan kararın da sanık müdafisi ve katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 27.03.2018 tarih, 8857-2218 sayı ve oy çokluğu ile; “Olayın intikal şekli ve zamanı, sanıkla ilk kez vajinal ilişkiye girdikleri zaman kanaması olduğu yönündeki mağdurenin iddiasının hakkında düzenlenen 17.12.2015 tarihli adli rapor içeriğiyle çelişmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut hâliyle eylemin sanığın kısmi ikrarı ile sübuta eren zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ilk derece mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması nedeniyle vaki istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş; Daire Üyesi H. Arslan; “...1- Sanığın atılı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği iftira atmadığı açık olan mağdurenin tutarlı anlatımları, onu doğrulayan raporlar, tanık anlatımları ve dosya içeriği ile sabit olduğundan, bozma kararı dosyadaki kanıtlara uygun değildir. 2- Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere, mağdure, sanık veya tanığın beyanlarından hangisinin samimi olduğunu değerlendirme ve belirleme yetkisi, sözlü duruşma yapan ve kanıtlarla doğrudan temas eden yerel ve istinaf mahkemelerinin olanak ve yetkilerinde olan bir husustur. Yargıtayın bu konuda değerlendirme yaparak bozma kararı vermesi açık yetki gasbıdır ve yasal değildir. CMK’nın 288. maddesine açıkça aykırıdır. Adli yanılgılara neden olur.