T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1124 - 2025/1276 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1124 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.06.2023 NUMARASI : 2022/590 Esas 2023/462 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1124 - 2025/1276 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1124 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.06.2023 NUMARASI : 2022/590 Esas 2023/462 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 08.02.2021 tarihinde saat 22.30 sıralarında, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye emniyet şeridinde duran arızalı bir aracı yüklediği ve davacı çekici sürücüsü ...'in aracına bineceği esnada arkasından gelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu yaralandığını ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olarak 700,00TL sürekli, 300,00TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.100,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.03.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 200.086,25TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 16.955,40TL'ye, bakıcı gideri talebini 7.155,00TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davacı yazılı olarak davalı ... başvuru yapmış ise de, başvuruda eksiklikler bulunduğundan KTK'nın 97.maddesi kapsamında başvuru şartının gerçekleşmediğini, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarından SGK'nın sorumlu olduğunu, temerrüdün oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; kusur oranının belirlenmesi yönünden alınan 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile, olayın meydana gelmesinde, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün, %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in olayda kural ihlâli ve kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2023 tarihli raporda, davacının daimi maluliyet oranının %4, iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olarak belirlendiğinin belirtildiği, buna göre davacının zararının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu ve hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 200.086,25TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.955,40TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.155,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 224.196,65TL'nin 16.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalarda bu aracın varlığının kesin delillerle kanıtlanamadığı durumlarda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça uğramış olduğu zararın trafik kazasından kaynaklı olduğunun ispat edilemediğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı yazılı olarak davalı ... başvuru yapmış ise de, başvuruda eksiklikler bulunduğundan KTK'nın 97.maddesi kapsamında başvuru şartının gerçekleşmediğini, hükme esas alınan bilirkişi kusura ilişkin bilirkişi raporunda aksine varlığı kesin olarak ispat edilmemiş araca %100 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar nazara alınmadan karar verildiğini, tazminat hesabında kaza tarihinde yürürlükte olan Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması ve 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, davacının maluliyetine ilişkin raporun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmediğini, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış bir kuruluştan ya da Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alınmadan ve yanlış yönetmelik uygulanarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının fiilen bakıcı tuttuğunu ispatlayamadığını, 16.07.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu, gerekli belgeler sunulmadığından temerrüdün oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen faiz türünün avans faiz olması gerektiği gibi, faizin başlangıç tarihinin de kaza tarihi olan 08.02.2021 tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 08.02.2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın emniyet şeridinde arızalanan bir aracı çekiciye yükleyip, çekiciye binmek üzere olan çekici sürücüsü davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davalı ..., davacı tarafından davadan önce davalı ... usûlüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafça ... başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesine göre; ..., a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir. Dosya içeriğinden, kazaya ilişkin tutanaklar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/88299 sayılı soruşturmasında, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, ceza soruşturmasında 27.04.2021 tarihli daimi arama kararı verildiği, mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen tanık ... beyanında, kazanın meydana geldiği 08.02.2021 tarihinde aracının arızalanması üzerine davacının sevk ve idaresindeki çekicinin aracını kurtarmak için geldiğini, aracın çekiciye yüklenmesinden sonra kazanın meydana geldiğini, kaza anını görmediğini ancak sesi duyduğunu, aracın aynasının düştüğünü, kazanın saat 21.00 sıralarında gerçekleşmesi nedeniyle plakasını alamadığını beyan ettiği, 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler ile davacının ve tanığın beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde, davacı sürücü ...'in, arızalanan ...'a ait aracı çekiciye yükledikten sonra, kurtarıcı aracının kapısını açarak bineceği sırada, gerisinden gelen plakası tespit edilemeyen aracın ...'e çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, çarpma noktasının, taşıt yolu sağ kenar çizgisinin dışında ve emniyet şeridi üzerinde olduğunun, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün, park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hâllerinde asli kusurlu sayılırlar hükmünü düzenleyen KTK'nın 84/1.maddesini ihlâl ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı sürücünün kural ihlâlinin ve kusurunun bulunmadığının belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza ile ilgili düzenlenmiş tutanaklar, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin sorumluluğa ve kusur durumuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 3-Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda 08.02.2021 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 15.02.2023 tarihli raporda davacının engel oranının %4 olduğu, 6 ay iş göremez hâlde kaldığı ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, raporun davacı muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göze düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 4-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalı ... sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54.maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir. 5-Davacı ve davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde, dava konusu uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe bulunmayan araç yönünden sorumlu tutulan davalı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının ve dolayısıyla sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulan davalının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK'nın 99/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı ilgili maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Somut olayda, kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilememesi nedeniyle davalı ...'na husumet yöneltildiğine ve 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü ve trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın niteliği gereği hüküm altına alınan tazminata temerrüt tarihi olarak belirlenen 16.07.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 15.314,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.828,72 TL'nin mahsubu ile kalan 11.487,16 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.