1. Hukuk Dairesi 2026/886 E. , 2026/2344 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/772 E., 2025/1284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/157 E., 2025/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne …
1. Hukuk Dairesi 2026/886 E. , 2026/2344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/772 E., 2025/1284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/157 E., 2025/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dava; tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kadastro çalışmalarının 22.04.1988 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesine göre tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan tapulama çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, özel mülkiyete konu bu yerin eklemeli olarak 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla davacının zilyetliğinde bulunduğunu belirterek taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın yol vasfında olup tescile tabi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine savunmuştur. Davalı ... Belediyesi vekili; çekişmeli taşınmazın 5393 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince davalı İdare adına tescil edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olmadığını, davacı lehine kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince taşınmazın niteliği tereddütsüz biçimde belirlendikten sonra, yöntemince zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinen kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hükme esas teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.450,77 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın bağ vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı lehine kazanma koşulları oluştuğundan davalı Hazine ile davalı ... Başkanlığının karşı tescil istemlerinin reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına, davalı ... Başkanlığından harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.