1. Hukuk Dairesi 2010/1796 E. , 2010/2712 K. "" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı dava konusu 1670 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek tapu iptal,elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece,5841 sayılı yasa ile değişik 3…
**1. Hukuk Dairesi 2010/1796 E. , 2010/2712 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı dava konusu 1670 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek tapu iptal,elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece,5841 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 12 / 3 maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal, sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalılara ait çekişme konusu 1670 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 1.4.1974 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 25.11.2002 tarihinde açıldığı kayden sabittir. Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” cümlesi ve aynı Yasa’nın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasa’ya “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Somut olayda, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.