Başvuru, emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değerlerinin yüksek belirlenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değerlerinin yüksek belirlenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 2018 yılı emlak vergisi asgari metrekare birim değerlerinin tespitine yönelik kıymet takdir komisyonu kararına karşı 7/9/2017 tarihinde dava açmıştır. Takdir komisyonlarının 2018 yılı için belirlediği asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin fahiş olduğunun ileri sürülmesi üzerine 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na eklenen geçici maddeyle düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme uyarınca takdir komisyonlarınca 2017 yılı genel takdir döneminde 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınması öngörülmüştür (söz konusu düzenlemeye ilişkin detaylı bilgi için bkz. Hilmi Kocabey ve diğerleri, B. No: 2018/27686, 17/11/2021, §§ 11-14). İzmir Vergi Mahkemesi (Mahkeme) mezkûr düzenlemeyi gerekçe göstererek 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50 oranına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine, %50 oranını aşan kısmı yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir. Bu karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurularını kabul etmiş, mahkeme kararını kaldırmış ve işin esasına ilişkin olarak karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararda, 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin tebliğe yer verilmiştir. Söz konusu maddenin takdir komisyonunun 2018 yılı birim değerlerini 2017 yılı birim değerlerinin %50’sinden fazlası şeklinde belirlemiş olması hâlinde %50 fazlasının esas alınmasını öngördüğünden takdir komisyonu kararlarında değişiklik yapmadığı gerekçesiyle esasa ilişkin yargılama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca mezkûr maddenin görülmekte olan davalara ilişkin olarak da bir düzenleme içermediği belirtilmiştir. Kararda sonuç olarak takdir komisyonu kararlarının hukukiliğinin denetlenmesi gerekirken mezkûr madde hükmünün takdir komisyonu kararlarında değişiklik yaptığı kabul edilerek işin esasına ilişkin inceleme yapılmamasının hukuka uygun olmadığı ifade edilmiştir. Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi kararı uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda takdir komisyonunca belirlenen meblağın uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkeme 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeyi gerekçe göstererek 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50 oranına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine, %50 oranını aşan kısmı yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir. Bu karara karşı taraflar, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi davalı idarenin istinaf başvurusunu kabul ederek mahkeme kararını kaldırmış ve davanın reddine karar vermiştir. Kararda, önceki kaldırma kararındaki benzer gerekçelere (bkz. § 5) ve mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre takdir edilen metrekare birim bedelinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 1/2/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.