12. Ceza Dairesi 2019/10254 E. , 2019/11879 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-2, 62, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dos
**12. Ceza Dairesi 2019/10254 E. , 2019/11879 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-2, 62, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak; ... A.Ş tarafından Kipa alışveriş merkezinin inşaat ve tesisat işleri yapımının 26.11.2007 tarihli sözleşme ile sanığın ortağı ve yetkilisi oldugu Yapı Üretim İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş’ye devredildiği, suç tarihinde söz konusu alışveriş merkezi içerisinde bulunan ... mağazasının tavan ve alçıpan işlerinin yapımını üstelenen Karaca firmasının işi verdiği İmam isimli inşaat ustasının yanında çalışan 17 yaşındaki katılanın, saat 22.00 sıralarında işini bitirdikten sonra ışığın gözünü alması sonucu farkedemediği ve etrafı korkulukla kapatılmayan merdiven boşluğundan düşerek hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi 3. derece kemik kırığı olacak ve yüzde sabit meydana getirecek şekilde yaralandığı, katılanın merdiven etrafında güvenlik önlemi almayan Kipa şirketinden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ancak söz konusu güvenlik önlemlerinin alınmasının işin yapımını üstlenen sanığın yetkilisi olduğu müteahit firmaya ait olduğunun tespit edildiği olayda; 1-Yukarıda bahsi geçen sözleşmenin 7. maddesindeki “Müteahhit, şantiyede çalışma saatleri içerisinde devamlı olarak, mimar ya da inşaat mühendisi 1 şantiye şefi, kaba inşaat sorumlusu en az 2 inşaat mühendisi, ince inşaat sorumlusu en az 2 inşaat mühendisi veya mimar, diğer tüm saha işlerinden sorumlu en az 1 inşaat mühendisi, hakediş ve ofis işlerinden sorumlu en az 2 inşaat mühendisi veya mimar, 1 mimar proje sorumlusu, 2 elektrik mühendisi, 2 makine mühendisi, 1 harita mühendisi veya teknisyeni, 3 inşaat teknikeri, 3 tesisat teknisyen ya da teknikeri ve 3 formen bulundurmak zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile, 12. maddesindeki “Müteahhit, işin güvenliğini sağlamak, işçilerin sağlığını korumak ve resmi makamlara karşı sorumluluklarını yerine getirmek için şantiyede bir sertifikalı işgüvenliği sorumlusu bulunduracaktır. Aynı kişi, şantiyede, tüm iş süresince, işgüvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili koordinasyonu da sağlayacaktır.Müteahhit, çalışanlarının güvenliğini sağlamak adına Yapı İşlerinde işçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'de dahil olmak üzere ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun hareket etmekle yükümlüdür.Müteahhit, şantiye kurulumundan işin bitim tarihine kadar.Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanmış ve yürürlükte bulunan "Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği", "İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği", "iş Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik", "işyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik önlemlerine ilişkin Yönetmelik" ve "Geçici veya Belirli Süreli İşlerde iş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik" ile ... işçi Sağlığı ve İş Güvenliği prosedürlerine uymak zorundadır.” şeklindeki düzenlemeler ışığında işin yapımını üstlenen sanığın yetkilisi olduğu müteahit şirketin anılan görevlendirmeleri yapmış olmaları durumunda kusur durumunun değişeceğinin anlaşılması karşısında; öncelikle Yapı Üretim A.Ş tarafından sözleşme hükümleri gereğince üst işveren şirket tarafından istenilen görevlendirmeleri yerine getirip getirmediği, getirmiş ise söz konusu inşaatta çalışanlara ilişkin personel şeması da getirtilerek cezaların şahsiliği prensibi gereğince gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmasının ve denetlenmesinin kimlerin sorumluluğunda olduğunun tespit edilerek, belirlenecek sorumluların kusur durumlarının mahkemece tespit edilebilmesi ve hangi eylemleri sebebiyle iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduklarının sebep sonuç ilişkisi içerisinde iş güvenliğine dair mevzuat ışığında değerlendirilmesi için teknik üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde görevli öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edilerek görüş alınması, sanık haricinde başka yetkililere kusur atfedilmesi halinde ilgili şahıs veya şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunularak, haklarında iddianame tanzim edilmesi halinde dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde ise soruşturma evrakının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile uzman bilirkişi raporu alınmadan kusurun sanığa ait olduğunu kabulle yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Katılanın 06.11.2009 tarihli raporunda işlev fonksiyonlarının tespiti için şahsa yeniden kemik penceresinden çektirilecek BT’nin bir röntgen uzmanınca değerlendirilerek kraniektomi defektinin mm. ölçülerde değerlendirme sonucunu, yine şahsa yaptırılacak ortopedi ve nöroloji kontrol muayene sonucunu içeren tibbi belgenin temini gerektiği bildirilmesine rağmen bahsedilen eksiklik giderilip katılanın yaralanmasının derecesini bildirir kati adli raporu aldırılmadan karar verilmesi, Kabule göre de; Katılanın yaralanmasının kemik kırılmasına, yüzünde sabit ize ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu tespit edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan TCK’nın 89/2. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesinin 89/2-b-d-e şeklinde gösterilmesi gerekirken 89/2. şeklinde gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA,17/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.