T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1269 - 2026/664 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1269 KARAR NO : 2026/664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.09.2024 NUMARASI : 2020/519 Esas 2024/559 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.04.2026 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1269 - 2026/664 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1269 KARAR NO : 2026/664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.09.2024 NUMARASI : 2020/519 Esas 2024/559 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.12.2019 tarihinde davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın 07.12.2019 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, 3,00-TL daimi iş göremezlik, 3,00-TL geçici iş göremezlik, 2,00-TL tedavi gideri, 2,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10,00-TL maddi tazminatın davalından avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında daimi işgöremezlik tazminatı 362.872,00.-TL, geçici işgöremezlik tazminatı 18.715,86-TL, bakıcı gideri 8.521,32-TL ve tedavi gideri 1.350,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS Trafik Sigorta Poliçesi ile 27.06.2019-27.06.2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacının SGK tarafından ödeme alıp almadığının tespit edilmesi ve davacının emniyet kemeri takmadığından müterafik kusurlu olduğundan indirim yapılması gerektiği belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu kazanın tek taraflı olmasıyla sürücünün tam kusurlu olduğu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle oluşan zararların teminat kapsamında olduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre engel oranının %13 olduğu tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, davalı yanca yapılan ödemenin yöntemince mahsubu ile bakiye 449.336,47-TL sürekli iş göremezlik zararı, 18.715,86-TL geçici iş göremezlik zararı, 8.521,32-TL geçici bakıcı gideri zararı, 1.350,00-TL tedavi gideri belirlendiği, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğundan temerrüt tarihinden itibaren ve sigortalı aracın hususi olması dikkate alınarak yasal faizden davalının sorumlu tutulduğu, davalı hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiği, dosya içerisindeki epikriz raporunda hastanın araç içinde savrulduğuna ilişkin ibare bulunsa da davacının araçtan fırlama durumu olmadığı gibi, kaza tespit tutanağından emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olarak işaretli olduğu anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, ceza yargılamasındaki ifadelerden köylüleri ile birlikte nişan törenine gittiklerine yönelik beyanlar ile sabit görüldüğünden tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığını belirterek davanın kısmen kabulü ile 359.469,17-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı,14.972,68-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.817,05-TL bakıcı gideri, 1.080,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 382.338,90-TL maddi tazminatın 25.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilli tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmesine rağmen yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, çalışma ve meslekte kazanma gücü yönetmeliği esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, hatır taşımacılığı şartlarının davaya konu olayda oluşmadığını, davacının bulunduğu araba akrabasına ait olup akrabasına ait arabada seyahat etmesi halinde hatır taşımacılığı indirimi uygulanmaması gerektiğini, mahkeme hatır taşımacığı sebebi ile % 20 indirim uygulamak suretiyle diyerek talep artırım ile belirlenen rakam üzerinden indirim yaptığını, gerçek alacak üzerinden hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, davacının olayın oluşunda kusursuz olduğunu, AYM iptal kararı, AB uyum yasaları çerçevesinde TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemi ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi sureti ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacının daimi, geçici ve bakıcıya muhtaçlık süresinin ve tazminat miktarının olayın oluşuna göre çok düşük hesaplandığını, gelirdeki artışa ilişkin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, dava açmadan önce sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, davaya konu olayda hatır taşımacılığı ve müterafik kusur bulunmadığını, Türkiye şartlarında ömür yaşının 90-95 çalışma yaşının ise 80-85 olduğu ortada iken bilirkişinin aldığı yaş çok düşük olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Bu kapsamda, mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden T.C. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.08.2021 yazı tarihli raporda, davacı İsmail Başak'ın 07.12.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre engel oranının % 13 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu belirtilmiş olup, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Davalı sigorta şirketinin ödemede bulunmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir. ( Yargıtyay 17. HD'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K.) Somut olayda davalı tarafından düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde ölüm halinde kişi başına ölüm ve sakatlık teminat limiti 390.000,00-TL olup davacının başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce davacıya 25.08.2020 tarihinde 27.128,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatı ödemesi yapılmış olması dikkate alınarak ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılarak hesaplanan bu bedel ile ödenen bedel arasında fahiş fark bulunduğu tespit edilmesi üzerine ödenen bu bedelin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri tazminattan mahsup edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir 3. Tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın BAM Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 30.05.2014 tarih ve 2024/3323 E. 2024/5474 K, 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınıp davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 4. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Eldeki davaya konu olayda soruşturma doyası kapsamına göre kazanın davacının yolcu olduğu araçta komşuları ile birlikte nişan törenine giderken meydana gelmiş olmasına göre dosya içeriğinden, somut olayda davacının, davalı sigortalı araçta hatır için taşındığının kabul edilmek suretiyle hesaplanan tazminattan yerleşik uygulama doğrultusunda % 20 oranında ayrıca indirim yapılmış olmasında isabetsizlik görülmemiş, ancak aktüer bilirkişi raporunda belirlenen tazminattan önce indirim sebeplerine göre indirim yapıldıktan sonra borcu sona erdiren sebeplerin uygulanması gerektiği halde davacının zararından önce davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra hatır taşıması indirimi yapılmış olması ve toplama hatası yapılmış olması doğru değil ise de sonucu itibariyle istinafa başvuran taraf lehine olduğundan eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri zararı bulunduğunun tespit edilmiş olmasına , trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, kazaya neden olan sigortalı aracın kullanım amacının hususi otomobil olması gözetilerek hükmedilen tazminata yasal faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, istinaf kanun yoluna başvuran aleyhine değerlendirme yapılamamasına göre kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.N