1. Ceza Dairesi 2011/3124 E. , 2011/4309 K. Adam öldürmek suçundan sanık ... hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 82/1-j, 39. Maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2010 gün ve 125/130 sayılı karar resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii ile müdahil vekili taraflarında…
**1. Ceza Dairesi 2011/3124 E. , 2011/4309 K.** **"İçtihat Metni"** Adam öldürmek suçundan sanık ... hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 82/1-j, 39. Maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2010 gün ve 125/130 sayılı karar resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii ile müdahil vekili taraflarından da istenilmiş, hükümlü müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: hükümlü hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Hükümlü ... hakkında 765 Sayılı TCK.nun 450/10, 65/3, 31, 33. Maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2003 tarihli kararında belirtildiği üzere yasa koyucu 4771 sayılı Yasanın 1-A-a bendinde saydığı indirim nedenleri yönünden önceki miktarların korunduğunu belirtmekle, sadece temel cezayı dönüştürme iradesini taşıdığını ortaya koymuş, böylelikle temel cezada yapılacak indirimlerde müebbet ağır hapis cezasının esas alınmasını ve dolayısıyla sonuç cezanın değişmesini önleyerek, önceden yaptırımını idam olarak öngördüğü suçlar ile müebbet ağır hapis olarak belirlediği suçlar ve cezaları arasında var olan dengeyi korumak istediği anlaşılmakla, hükümlü müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede usule, temel cezanın müebbet hapis olarak belirlenip, 39 madde uyarınca indirimin bu ceza üzerinden yapılması gerektiğine yönelen, katılan vekilinin hükümlünün suçu fail olarak işlediğine, 39 madde uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, uyarlama yargılamasının, hükümlünün lehine olan yasanın belirlenmesine yönelik olup, hükümlü aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğinin ve uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümle, önceki hüküm tümüyle ortadan kalkacağından, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hususlarda yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmememesi suretiyle CMK.nun 230 maddesine aykırı davranılması yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322 maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; yargılama giderinin hükümlüden tahsiline ilişkin kısmının hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hüküm fıkrasının ilgili kısmına "550 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine", "204,13 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline" ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA) 06.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. 06.07.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...’ın yokluğunda 07.07.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.