8. Hukuk Dairesi 2014/21683 E. , 2014/21589 K. "" MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2014 NUMARASI : 2012/269-2014/151 Hazine ile Mümine Yılmaz Kaya ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasında karar verilmesine yer olmadığına dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.04.2014 gün ve 269/151 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü…
**8. Hukuk Dairesi 2014/21683 E. , 2014/21589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2014 NUMARASI : 2012/269-2014/151 Hazine ile Mümine Yılmaz Kaya ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasında karar verilmesine yer olmadığına dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.04.2014 gün ve 269/151 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, davalılar adına kayıtlı 27 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını belirterek dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar G.. S.. ve arkadaşları vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydına güvenilerek satın alındığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Davalı M.. Y.. K.. vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı M.. D.. ise, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra ''Mahkememizce 07.05.2009 tarih 2007/566 Esas, 2009/191 Karar sayılı davanın hak düşürücü süreden reddine dair kararın Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin 04.02.2010 tarih 2009/13910 Esas 2010/1072 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,....'' karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, reddine dair önceki hüküm davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2011 tarih ve 2011/9253-10388 Esas, Karar sayılı ilamı ile özet olarak “...davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer. Hal böyle olunca, işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır....” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece söz konusu bu bozma ilamına da uyulması kararı verildikten sonra, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur