6. Hukuk Dairesi 2024/594 E. , 2025/1563 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/1211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/67 E., 2019/272 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve du…
**6. Hukuk Dairesi 2024/594 E. , 2025/1563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/1211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/67 E., 2019/272 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar karşılığı şimdilik 1.000,00 TL, kesin teminatın gelir kaydedilmesi nedeniyle 334.779,00 TL, haksız yasaklama kararı verilmesi ihtimali nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ile sözleşme masrafları nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 387.779,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 25.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle mahrum kalınan kâr talebini 308.179,00 TL artırılarak toplam 695.958,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesinde 4735 sayılı Yasa'ya atıf yapılarak 20.a bendinde yüklenicinin taahhüdünü ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi ...halinde idarenin en az 10 gün süreli ihtar göndererek aynı durumun devam etmesi halinde ise sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini, idarenin işin süresinin bitimini bekleme zorunluluğu bulunmadığını, davacının iş programına göre verilen her iş kalemi için düzenlenen harcama birimini kullanmadığını, son durum tespit tutanağına göre işin gerçekleşme oranının %34 olması gerekirken, %0,94 olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının iddiasının iyiniyetle bağdaşmadığını, malzeme temininin davacı tarafından yapılması gerektiğini ve teklif verilirken bu durumun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile davalının fesih işleminin haksız olduğunun tespitine, haksız fesih nedeniyle davacıdan alınan 334.779,00 TL kesin teminat mektubunun davacı tarafa iadesine, davacı tarafın 309.179,01 TL kâr mahrumiyetinin 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin 25.03.2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin davası subut bulmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; 6098 sayılı TBK’nın 473/1. maddesine göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibinin teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceği, böyle bir fesih halinde sözleşmenin haksız feshinden söz edilemeyeceği, somut olayda mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda bu yönde bir inceleme yapılarak değerlendirmede bulunulmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2016/1639 Esas ve 2017/2437 Karar sayılı kararında, davacı tarafından bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptâli için dava açıldığı, davanın reddine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kesinleşen bu karar ile davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğunun belirlendiği, verilen bu kararın taraflar açısından kuvvetli delil teşkil ettiği gibi Yargıtay bozma ilamından sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında da idarece işin feshedildiği tarih itibariyle işin kalan kısmı da gözönünde tutularak davacı yüklenicinin, fesih tarihi ile işin teslimi gereken süreye kadar işi tamamlayamayacağı husunun bildirildiği, alınan kök ve ek bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olup denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde : a. İş bitimine fazla süre varken sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, b. Programdaki gecikmenin teknik özelliği olan sözleşme içerisinde önemli bir ağırlığı olan genişleme derzleri temini ile ilgili olduğunu, sözleşmede fiyatı çok düşük belirlenen söz konusu malzeme fiyatının gerçekte sözleşme fiyatlarının birkaç katı üzerinde olduğunu, yurt dışı ithalatının ise beklenmedik bir şekilde döviz fiyatlarının aniden değişmesi ile güçleştiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı, teminat mektup bedelinin tahsili, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporunun uyuşmazlığı kavrayışı, açık ve denetlenebilir oluşu, rapora göre davacı yüklenicinin iş programının çok gerisinde kaldığı, kalan sürede işi tamamlama imkanının bulunmadığı, işin teslim süresinin mevsim koşulları gözetilerek belirlendiği, davacının basiretli tacir olup malzeme tedariki ve fiyat artışlarını öngörmesi gerektiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı taraf duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.