9. Ceza Dairesi 2022/14559 E. , 2023/8806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/78 E., 2022/84 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili, mağdurlar ... ve ... vekilleri, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Mağdurlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; suç tarihinde on beş y
**9. Ceza Dairesi 2022/14559 E. , 2023/8806 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/78 E., 2022/84 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili, mağdurlar ... ve ... vekilleri, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Mağdurlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurlardan ...'nin velayet hakkına sahip babası ... ile mağdur ...'ın velayet hakkına sahip annesi ...'nın 27.07.2017 tarihli duruşmada alınan ifadelerinde şikâyetçi olmadıklarını belirtmeleri karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin davaya katılma ve hükmü temyiz etme haklarının bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; sanık ... ve sanık ... hakkında bozma kararı öncesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların beraatine dair hüküm kurulmakla, katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği gerekçesiyle reddedildiği, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin de mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin kesinleşmesine karşın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları yönünden hükümlerin bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yeniden kurulan kararların yok hükmünde olması nedeniyle hukukî değerden yoksun bulunduğu belirlenmekle verilen kararların hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/78 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 40 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdur ... ve mağdurlar ... ile ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 33 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdurlar ... ile ..., mağdurlar ... ile ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan karara karşı vekalet ücreti yönünden katılan Bakanlık vekili, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin istinaf yoluna başvurmaları üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/2964 Esas, 2019/1018 Karar ile; a) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları, sanık ... hakkında katılan mağdur ...'a ve mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları suçlarından kurulan hükümlerde sonuç cezaların 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıldan fazla olamayacağı gözetilerek hükmün ilgili kısımlarına "5327 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ceza miktarı 30 yılı aşamayacağından sanığın neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılması" ibaresinin eklenmesine, b) Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde sanık ...'ın, sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı, hürriyetten yoksun kılma eyleminin cinsel istismar eylemi süresiyle sınırlı olması gerekçesiyle atılı suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraatine dair hüküm kurulmasına, c) Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde sanık ...'ın anılan eyleme iştirak ettiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağı gözetilerek hükümden ilgili kısımların çıkarılarak sonuç cezanın "9 yıl hapis cezası" olarak belirlenmesine, d) Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde eylemin cebir veya tehdit ile işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle hükümden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına dair kısmın çıkarılarak sonuç cezanın "22 yıl 6 ay hapis cezası" olarak belirlenmesine, e) Sanık ... hakkında katılan mağdurlar ..., ... ve mağdurlar ... ile ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde hürriyetten yoksun kılma eyleminin cinsel istismar eylemi süresiyle sınırlı olması gerekçesiyle atılı suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatine dair hükümlerin kurulmasına, f) Katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, g) Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile sanık ... hakkında katılan mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. 3. Anılan karara karşı katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar müdafileriinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/6111 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği gerekçesiyle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerinde Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olma zorunluluğuna uyulmaması ile kesin hukuka aykırılık halinin oluştuğu gözetilerek söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan ve düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı görülerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/78 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ... ve ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında katılan mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın katılan mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Sanık ... hakkında katılan mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında katılan mağdur ... ve mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdur ... ve mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdurlar ... ile ..., mağdurlar ... ile ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2022 tarihli ve 9-2022/128498 sayılı, kısmi ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdurlar ... ve ... ile Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İstemleri Sanıkların isnat edilen tüm suçları işledikleri sabit olmasına karşın bazı suçlardan verilen beraat hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçların vasıf ve mahiyetleri, suçların işleniş şekilleri, suçların işlendiği yer ve zaman, sanıkların kasıtlarının yoğunluğu dikkate alınarak üst sınırdan ceza tayininin gerektiğine, ceza miktarı itibarıyla tutuklama kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemleri Mevcut deliller ve mağdur ...’ın beyanları ile sanık ...’ın adı geçenin kolundan tutarak dükkana zorla sokup hareket etmesine engel olmak için sıkıca sarılarak eylemi gerçekleştirmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, hükümde gerekçenin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut hiçbir delile dayandırılmadığına ve ayrıntılı açıklama içermediğine, cezaya gerekçe tek delilin kendi içinde çelişki barındıran katılan mağdur ve mağdurların beyanlarından ibaret olduğuna, mağdurlar ... ve ...’nin beyanlarının baskı ve yönlendirme ürünü olduğunu beyan etmelerine karşın gerekçede bu iddianın karşılanmadığına, mağdurların maddi taleplerinin karşılanmaması üzerine sanığa iftira atıldığına, mağdurlar ve katılan mağdurların gerek kendi içinde gerekse de karşılıklı olarak beyanlarının çelişkiler barındırdığına, adli muayene raporlarında fiili livataya dair bir bulguya rastlanılmadığına, katılan mağdurlar ... ve ...’nin ilk beyanlarında sanıktan bahsetmeyip sonraki tarihli ifadelerinde iddialarını dile getirdiklerine, köyün merkezinde bulunan kahvehanenin iddia konusu suçu işlemeye elverişli bir mahal olmadığına, dosyaya yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ilişkindir. E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraat hükmü kurulmasına, aksi kanaat hasıl olması halinde yasal ya da takdiri indirim hükümlerinin uygulanarak sonuç ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. F. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın istikrarlı şekilde inkara dayalı savunmada bulunduğuna, katılan mağdur ...'nin aşamalardaki çelişkili anlatımları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinin baskı ve yönlendirmenin ürünü olduğuna, adli muayene raporlarında fiili livataya dair bir bulguya rastlanılmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü A. Sanıklar ... ve ...'ın, Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Eylemleri 13.06.2016 tarihinde kayda göre on bir yaşında bulunan katılan mağdur ... ile sanık ...'in buluşması ile sanık ...'in teklifi üzerine adı geçenlerin birlikte bir süre köy içinde gezindikleri, sanık ...'in katılan mağdur ...'yi Hasandağı olarak bilinen mevkiye götürmek istemesi üzerine katılan mağdurun kabul etmemesi ile sanık ...'in adı geçeni öldüreceklerinden bahisle tehdit ederek katılan mağduru zorlayıp anılan mevkide hayvanlarını otlatmakta olan ...'ın yanına götürdüğü, katılan mağdurun dönmek istediğini söylemesi üzerine sanık ...'in öldürme tehdidi içeren söylemlerine devam ederek katılan mağduru kayalık kısma sokarak alt kıyafetlerin indirmesi ile sırasıyla önce sanık ...'in, devamında da sanık ...'ın katılan mağdur ile anal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları iddiası ile görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince; katılan mağdurun istikrarlı surette benzer içerikli anlatımlarda bulunması, sanıkların savcı huzurunda ve sorgudaki müdafii huzurunda alınan beyanlarında ikrara dayalı savunmada bulunmaları, tanık anlatımları, köyde ikamet eden katılan mağdurun anlattıklarının yaşamadan kurgulanmasının mümkün olmadığı, husumet yokluğu ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanıkların kovuşturma aşamasında inkara dayalı savunmada bulunup önceki beyanlarının fiziksel ve psikolojik baskı ürünü olduğunu beyan etmelerine karşın, ifade sırasında hazır bulunanların tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanıklara ait cezaevi giriş fotoğrafları ve adli muayene raporlarında darp ve cebre dair ize rastlanılmaması karşısında suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan sonraki savunmalara itibar edilmeyerek sabit görülen eylemleri hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ...'in, Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemleri 18.06.2016 tarihinde kayda göre on yaşında bulunan katılan mağdur ...'ın önceye dayalı tanışıklığının bulunduğu sanık ... ile karşılaşması üzerine sanık ...'in adı geçene cinsel ilişki teklifinde bulunup katılan mağdurun kabul etmemesi üzerine sanık ...'in adı geçeni dövmekle tehdit edip kolundan tutup çekiştirerek yakınlardaki okulun bahçesinde bulunan tuvalet bölümüne götürerek içeri sokup kapıyı kapattığı, devamında katılan mağdur ...'ın alt kıyafetlerini indirerek anal yoldan katılan mağdur ile cinsel ilişki yaşadığı iddiası ile görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince; katılan mağdurun istikrarlı surette benzer içerikli anlatımlarda bulunması, sanığın savcı huzurunda ve sorgudaki müdafii huzurunda alınan beyanlarında ikrara dayalı savunmada bulunması, tanık anlatımları, köyde ikamet eden katılan mağdurun anlattıklarının yaşamadan kurgulanmasının mümkün olmadığı, husumet yokluğu, sanık ...'in isnatları kabul ettiğine dair katılan ... beyanı, ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın kovuşturma aşamasında inkara dayalı savunmada bulunup önceki beyanlarının fiziksel ve psikolojik baskı ürünü olduğunu beyan etmesine karşın, ifade sırasında hazır bulunanların tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanığa ait cezaevi giriş fotoğrafları ve adli muayene raporlarında darp ve cebre dair ize rastlanılmaması karşısında suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan sonraki savunmalara itibar edilmeyerek sabit görülen eylemleri hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. C. Sanık ...'ın, Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Eylemleri Kayda göre on bir yaşında bulunan katılan mağdur ...'nin, zaman zaman sanık ...'ın çalışmakta olduğu kahvehaneye gidip geldiği, bu vesileyle tarafların tanışması ile sanığın 2015 yılı Ekim ayı ile 2016 yılı Mart ayları arasında olmak üzere katılan mağduru ikametinin alt katında bulunan depoya yada kahvehaneye götürerek cebir uygulamak suretiyle birden çok kez anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince; katılan mağdurun istikrarlı surette benzer içerikli anlatımlarda bulunması, sanığın istikrarlı surette inkara dayalı savunması, katılan mağdur ...'ın sonradan değiştirmiş olsa da soruşturma aşamasında alınan 24.06.2016 tarihli ifadesinde sanık ...'ın kendisinin önünde katılan mağdur ...'ye tecavüz ettiğini beyan edip kovuşturma aşamasında talimat yoluyla 20.03.2017 tarihinde alınan ifadesinde önceki beyanlarının doğru olduğunu belirtmesi, mağdur ...'ın sonradan değiştirmiş olsa da, soruşturma aşamasındaki 24.06.2016 tarihli beyanı ile kovuşturma aşamasında 15.05.2017 tarihinde talimat yoluyla alınan ifadesinde katılan mağdur ...'nin kendisine sanık ...'ın tecavüz ettiğine dair beyanda bulunduğunu belirtmesi, benzer yönde anlatımlar içeren mağdur ... ile tanık ...'in beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle, atılı suçu cebir veya tehdit kullanarak işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmaksızın mahkumiyet hükmü kurulduğu, cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre içinde alıkonulduğu gerekçesiyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. D. Sanık ...'ın, Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemleri 2016 yılının ilk aylarında sanık ...'ın, kayda göre on yaşında bulunan katılan mağdur ...'ı ikametinin alt katında bulunan depoya yada kahvehaneye götürerek cebir uygulamak suretiyle birden çok kez anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde mahkemesince; önceki beyanlarında eylemin birden çok kez olduğunu beyan etmesine karşın son beyanında bir defa yaşandığını beyan etmesi dışında katılan mağdurun istikrarlı surette benzer içerikli anlatımlarda bulunması, sanığın istikrarlı surette inkara dayalı savunması, katılan mağdur ...'nin soruşturma aşamasındaki 24.06.2016 tarihli ifadesinde katılan mağdur ...'ın sanığın tecavüzüne uğradığını kendisine anlattığına dair beyanı ile sanık ...'ın kendisinin önünde katılan mağdur ...'a tecavüz ettiğine ilişkin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanı, mağdur ...'nin sonradan değiştirmiş olsa da, soruşturma aşamasındaki 24.06.2016 tarihli beyanında katılan mağdur ...'ın sanık ...'ın tecavüzüne maruz kaldığını bildiğine ilişkin beyanı, köyde ikamet eden katılan mağdur ...'ın anlattıklarının yaşamadan kurgulanmasının mümkün olmadığı, husumet yokluğu ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemi icrası sırasında katılan mağdur ...'ı tutup hareket etmesini engellemek suretiyle cebir uyguladığının kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulduğu, cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre içinde alıkonulduğu gerekçesiyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. E. Sanık ...'ın, Mağdur ...'a Yönelik Eylemleri Sanık ...'ın 2015 yılı içinde sonuncusu Kasım ayında olmak üzere kayda göre on bir yaşında bulunan mağdur ...'ı farklı tarihlerde üç kez olmak üzere ikametinin alt katında bulunan depoya götürerek cebir uygulamak suretiyle birden çok kez anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince; mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanında birden çok kez anal yoldan cinsel ilişki yaşandığını beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında anılan ifadesinden vazgeçerek cinsel istismara maruz kalmadığını beyan edip soru üzerine tanık ...'e anlattıklarını kabul edip sanığın kendisine cinsel ilişkide bulunma isteğini belirten mesajlar gönderdiğini beyan etmesi, sanığın istikrarlı surette inkara dayalı savunması, katılan mağdur ...'nin soruşturma aşamasındaki 24.06.2016 tarihli ifadesinde mağdur ...'ın sanığın tecavüzüne uğradığına dair anlatımlarda bulunduğunu beyan etmesi, mağdur ...'ın üvey babası tanık ...'in beyanında mağdurun kendisine sadece sürtünmeye dair anlatımlarda bulunduğunu beyan etmesi, tanık ...'in anlatımları, köyde ikamet eden mağdur ...'ın anlattıklarının yaşamadan kurgulanmasının mümkün olmadığı, husumet yokluğu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle, atılı suçu cebir veya tehdit kullanarak işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulduğu, cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre içinde alıkonulduğu gerekçesiyle yasal unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. F. Sanık ...'ın, mağdur ...'ye yönelik eylemleri Sanık ...'ın, 2016 yılı Mayıs ayı içinde kayda göre on iki yaşında bulunan mağdur ... ile çalıştığı kahvehanede yalnız bulundukları sırada çay ocağının arka kısmına götürerek cebir uygulamak suretiyle birden çok kez anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince; mağdur ...'nin soruşturma aşamasında ayrıntılı beyanda bulunup kovuşturma aşamasında ilk beyanlarından dönerek herhangi bir eyleme maruz kalmadığını beyan etmesi, sanığın istikrarlı surette inkara dayalı savunması, katılan mağdur ...'nin soruşturma aşamasındaki 24.06.2016 tarihli ifadesinde ...'ın anlatımı ile ...'nin, sanık ...'ın cinsel istismarına uğradığını beyan etmesi, katılan mağdur ...'ın sonradan değiştirmiş olsa da soruşturma aşamasındaki 24.06.016 tarihli ifadesinde kendisi yanındayken mağdur ...'nin sanık ...'ın tecavüzüne maruz kaldığını beyan etmesi, köyde ikamet eden mağdur ...'nin anlattıklarının yaşamadan kurgulanmasının mümkün olmadığı, husumet yokluğu ve tüm dosya kapsamı itibariyle mağdur ...'nin ilk ifadesinin diğer mağdurlar tarafından doğrulanması gözetilerek ilk beyanının olayın oluşuna uygun olduğu ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemi icrası sırasında cebir uyguladığının kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre içinde alıkonulduğu gerekçesiyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Mağdurlar ... ve ... Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1. Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurlardan ...'nin velayet hakkına sahip babası ... ile mağdur ...'ın velayet hakkına sahip annesi ...'nın 27.07.2017 tarihli duruşmada alınan ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını belirtmeleri karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin davaya katılma ve hükmü temyiz etme haklarının bulunmadığı anlaşıldığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Açıklanan gerekçe ile mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. B. Katılan Mağdurlar ... ve ... ile Katılanlar ... ve ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Kararlarına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1. Sanık ... ve sanık ... hakkında bozma kararı öncesinde ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların beraatine dair hüküm kurulmakla, katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/6111 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği gerekçesiyle reddedildiği, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin de mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin kesinleşmesine karşın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları yönünden hükümlerin bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yeniden kurulan kararların yok hükmünde olması nedeniyle hukukî değerden yoksun bulunduğu belirlenmekle verilen kararların hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Açıklanan gerekçe ile katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemleri yönünden Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılan Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçları ile Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ... ve Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza belirlenmesi ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suç tarihlerinin sanık ... için "14.06.2016" ve "18.06.2016", sanık ... için "14.06.2016", sanık ... için ayrı ayrı olmak üzere "2015 yılı Ekim ayı, 2016 yılı Mart ve Mayıs ayı" olarak belirlenmesine karşın gerekçeli kararın başlığında suç tarihinin "13.09.2016" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. D. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İlk Derece Mahkemesince kurulan kararın gerekçe kısmında sanık ...'in, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini işlediği sırada sanık ...'ın eyleme iştirak etmediğinin kabulüne karşın hüküm kısmında birden fazla nitelikli halin varlığı teşdit sebebi sayılarak 5237 sayılı 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca artırım yapılmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Açıklanan gerekçe ile Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR A. Mağdurlar ... ve ... Vekillerinin Temyiz İstemleri ile Katılan Mağdurlar ... ve ... ile Katılanlar ... ve ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Kararlarına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili ile mağdurlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılan Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçları ile Katılan Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ... ve Mağdur ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle; Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/78 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararında katılan mağdurlar ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdur ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle; Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/78 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur ... ve katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün (B) bendinin birinci paragrafında yer alan "birden fazla nitelikli halin aynı sanık eyleminde gerçekleşmesi" ibaresi ile ikinci paragrafında yer alan "b" bendi ibaresi çıkarılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.