Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ------ kurulduğunu, davacının %25 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin %56,4 payının ---------, 8,6 payının -------%5 payın --------- adına kayıtlı olduğunu, şirketin faaliyet konusunun ------------ alım satımı ve bunlarla ilgili ---------- hizmetleri olduğunu---- ----- kadar ---- olarak faaliyetlerine devam ettiklerini,---- davacının babası -------------- üzerine davalı ------ -----şirketten mal kaçırmaya başladıklarını, şirketin faaliy
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)DAVA TARİHİ : 26/04/2022KARAR TARİHİ : 27/04/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı tarafın iddialarının özeti ve Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin maliki olduğu " ........ apt. eski ... belediyesi karşısı ..../Diyarbakır adresinde bulunan dükkanına, Davalı şirket tarafından yasa ve yönetmeliklere aykırı ve haksız şekilde yeni elektrik aboneliği verilmemesi nedeniyle; oluşan Muarazanın meni ile müvekkile abonelik tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, dava dışı .....'in mülkiyeti müvekkile ait ..... Apt. Eski ... Belediyesi Karşısı ..../Diyarbakır adresinde mukim işyeri vasıflı taşınmazı uzun yıllar boyunca kiracı sıfatıyla kullanmış olduğunu, kiracı ...'in söz konusu dükkanda uzun yıllar Kıraathane işletmiş olduğunu, kira sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca elektrik aboneliğinin ... adına kayıtlı olmuş olduğunu, müvekkilin, dava dışı kiracısı ....'in işyerini boşalttıktan sonra ise elektrik borcu olduğunu öğrenmiş olup, müvekkilinin DEPSAŞ'a başvuru yaparak mülkiyeti kendisine yeni abonelik tesis edilmesini talep etmiş olup, Depsaş tarafından reddedilmiş olduğunu, bu sebeple müvekkilin zarara uğramış olduğunu, davalı şirketin yasa ve yönetmeliklere aykırı haksız işlemi nedeniyle oluşan muarazanın menine ve müvekkile abonelik tesis edilmesine karar verilmesini, yeni abonelik verilmemesi halinde oluşabilecek zararları gidermek adına dava sonuna kadar tedbiren geçici abonelik tesis edilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili adına yeni abonelik tesis edilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. (II) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:Dava, elektrik aboneliği tesisi talebine ilişkindir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Somut olayda; dosya kapsamında davacı vekili tarafından müvekkilinin dükkan sahibi olduğu, yeni abonelik tesisi talebinin bulunduğunu ifade etmiştir. Buna göre, eldeki davada davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinin görevi kapsamında kalmadığı açıktır.Bu noktada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.