10. Hukuk Dairesi 2024/7471 E. , 2024/8036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2024/152 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki vazife malullüğünün tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine taraf vekillerinin temyi
**10. Hukuk Dairesi 2024/7471 E. , 2024/8036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2024/152 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki vazife malullüğünün tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine taraf vekillerinin temyiz istemleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ilk olarak idari polisliğe geçmek istediği ve görevde kalmak kaydıyla vazife malullüğü işlemlerinin yapılması talebinin davalı Kurum tarafından reddine ilişkin işlemin iptali için İzmir İdari Mahkemesinde dava açtığını, davacı ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlığın iş mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, bunun üzerine yasal süre içerisinde Ankara İş Mahkemelerinde dava açıldığını, müvekkilinin görevli olduğu 05.01.2017 tarihinde, İzmir Adliyesinde bombalı araçla yapılan terör saldırısında yaralandığını, müvekkilinin Sağlık Kurulu Raporu’na göre malul olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin verilen rapora itiraz ettiğini, müvekkilinin idari polislik yapabileceğine ve görevinden ayrılmaksızın vazife malulü olarak çalışmasına karar verilmesi gerektiğini, Kurumun 02.01.2018 tarihli işlemle müvekkilinin malul olmadığı gerekçesiyle talebini reddettiğini, ret işleminin iptali ve müvekkilinin 02.01.2018 tarihi itibarıyla vazife malulü olduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının kanunen imkan bulunmadığını Kurumca yapılan işlemlerde yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/67 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararı ile davacının vazife malullüğü talebinin reddine dönük işlem tesis edildikten sonra yargılama devam ederken davalı idare tarafından davacının vazife malulü olduğuna ve ilgili hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin de uygulanmasına karar verilerek sınıf değişikliğini takip eden aydan itibaren aylık bağlandığı anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/422 Esas, 2022/1147 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 28.09.2022 tarihli 2022/9328 Esas, 2022/11355 Karar sayılı ilamında; talebin 02.01.2018 tarihinden itibaren vazife malulü olduğunun tespitine yönelik olması ve davalı Kurum tarafından 15.04.2020 tarihinden itibaren aylığın bağlanması karşısında, talebe göre davanın konusuz kalmadığı belirgin olduğundan, usulüne uygun şekilde araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurumun 02.01.2018 tarihli ret işleminin iptaline, taleple bağlı kalınarak davacının 02.01.2018 tarihinden itibaren vazife malulü olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyizi; toplanan delillerin karar açısından yeterli olmadığını, sonuca eksik inceleme gidildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 02.01.2018 tarihinden itibaren vazife malulü olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.