T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2149 KARAR NO : 2026/778 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/08/2025 NUMARASI : 2025/620 2025/592 DAVANIN KONUSU:Muarazanın (çekişmenin) Giderilmesi(Banka teminat mektuplarının iadesine/iptaline karar verilmek suretiyle) İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2149 KARAR NO : 2026/778 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/08/2025 NUMARASI : 2025/620 2025/592 DAVANIN KONUSU:Muarazanın (çekişmenin) Giderilmesi(Banka teminat mektuplarının iadesine/iptaline karar verilmek suretiyle) İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul6. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı gönderme kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince ''...Dava dilekçesinin içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere; dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin olup, teminat mektubunu düzenleyen banka, davanın taraflarından biri olmadığı gibi uyuşmazlık da teminat mektubunun bizzat kendisinden kaynaklanmamaktadır. Tevzi formunda "Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun İadesi)" davası olarak nitelendirildiğinden dosyanın finans mahkemesi olarak görevli mahkememize tevzii edildiği, ancak dosyanın finans işleri ile görevlendirilen mahkememizin görev tanımında olmadığı halde, ihtisas mahkemesine gönderilmesi yerinde görülmediğinden eser sözleşmesinden kaynaklı teminat mektubunun iadesi olarak açılan dava dosyasının genel mahkemelere tevzi edilmek üzere İstanbul Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine..." denilmek suretiyle gönderme kararı verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, "...dosyanın bir başka Ticaret Mahkemesinden finans ihtisas olduğu gerekçesiyle İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmediği, doğrudan davacı vekilinin davayı açarken finans ihtisas olarak uyap'tan seçmesi nedeniyle İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemelerinin yukarıda açıklandığı üzere genel tevziiye açık olması nedeniyle işbu dosya finans ihtisas olmasa dahi istanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu..." gerekçesiyle iade kararı verilmiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...mahkememize tevdi edilen dosyada yanlışlığın derhal farkedilmesi nedeniyle dosya genel mahkemeye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmiş olup; genel mahkemelere yapılan tevzi sonucunda dosyanın halen mahkememize tevzi edilme ihtimali bulunduğu dikkate alındığında doğal hakim ilkesine aykırı bir durum bulunmayıp tevzi bürosunca yapılan yanlışlığın giderilmesi sonucu dosyanın İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, esasen dosyanın doğru tevzi edilmesi sonucunda yapılan ilk gerçek tevzi sonucunda doğal hakim ilkesi gereği görevli mahkeme İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle yeniden gönderme yönünde karar vermiştir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir(HMK. 1. madde). Bir yerde aynı mahkemeden birden fazla bulunuyorsa, bunlar arasındaki ilişki ise genel anlamda iş dağılımı ilişkisidir. Ticaret mahkemeleri arasında ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki de kural olarak görev ilişkisi değildir. Keza, 5235 sayılı Yasanın 5/5. maddesinde, HSK tarafından görev değil, iş dağılımının belirlenecek olduğu açıklanmıştır(HSK 1. Dairesinin, bankacılık ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı değil, gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiğine dair Yargıtay 11 HD 2023/4482E. 2023/5883K. sayılı kararı). Ancak, HSK kararı ile belirlenen denizcilik ihtisas mahkemesi ile o yerde bulunan diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir, Zira, TTK 5/2 maddede "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" denilmektedir. Burada görevin kanunla düzenleneceği kuralına bir aykırılık olmayıp, kanunla belirlenen görevli mahkemenin, iş durumu nedeniyle birden fazla oluşturulan hangi dairesinin bakacağını belirleme yetkisi HSK'ya tevdi edilmiştir. Bunlarla birlikte kanunda ticaret mahkemesinin numarası gösterilmek suretiyle davaya bakacak mahkeme belirlenmiş ise, bu durumda da, göreve dair özel kanunda yapılan bir düzenleme söz konusu olmaktadır. Buna, 5411 sayılı Yasa madde 142 örnek olarak gösterilebilir. Bu maddede, "Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür." şeklindeki düzenleme yapılarak hangi numaralı ticaret mahkemesinin (kanunun tabiriyle ticaret mahkemesinin hangi dairesinin) görevli olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesi uyarınca merci tayini için iki mahkemenin karşılıklı bir şekilde görevsizlik/yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması gerekmektedir. Somut olayda ise, mahkemelerce karşılıklı görevsizlik veyahut yetkisizlik kararı verilmek suretiyle olumsuz görev/yetki uyuşmazlığı çıkarılmamış olduğundan merci tayini koşulları bulunmamaktadır. Her iki mahkemece gönderme kararı vermek suretiyle dosyada el çekmiş olmakla merci tayini yoluyla kıyasen davaya bakacak mahkemenin belirlenmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de; karşılıklı verilen gönderme kararlarının konusu, davanın ihtisas mahkemesinde görülmesi gereken davalardan olup olmadığına ilişkin değil, genel tevziye açık olan her iki mahkemeden hangisince bakılması gerektiğine ilişkin olduğu nazara alındığında, ihtisas mahkemesine dair bir belirlenme yapılmasını gerektiren bir durumun da olmadığı, dolayısıyla kıyasen dahi merci tayinine mahal olmadığı anlaşılmakla; uyuşmazlığın mahallinde çözümlenmesi amacıyla dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; anılan mahkemeler arasındaki ihtilâf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın mahal mahkemesine İADESİNE 14/04/2026 gününde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere