Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişki neticesinde doğmuş olan, davalı tarafın davacı şirket kayıtlarına ve faturaya dayanan borcuna bağlı olan alacağın tahsili amacı ile faturadan kaynaklanan ---- asıl alacak dayanak gösterilerek ----sayılı dosyası ile işlemiş faizi ile birliklikte toplamda ---- değerinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin --- tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun başlatılan icra takibine -----
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin 3.750.000.TL. ye tekabül eden 3.750 adet hisse payı bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin Davalı şirketin sermayesinin % 39,6'sına tekabül eden 1485 payına sahip olduğunu, davalı Şirketin 2008 yılından itibaren çoğunluk pay sahibi ... tarafından yönetildiğini, diğer Yönetim Kurulu üyelerinin ...’nun eşi ... ile eşinin babası ... olduğunu, Çoğunluk pay sahibinin Şirketi, pay sahiplerine eşit muamele, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini görmezlikten gelerek, çoğunluğun menfaat kısıtlayıcı ve zarar verici şekilde yönettiğini, şirketin 27/12/2017 tarihinde yapılan 2016 yılına ait olağan genel kurulunda faaliyet raporu ve finansal tabloların, azlığın muhalefı oyları ile tasdik edildiğini, alınan bu kararların yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, şirket yönetim kurulu üyesi ...'nun 2016 faaliyet yılı içerisinde, davalı şirketle ortak faaliyet konusu olan ve şirketle aynı adreste bulunan ... Şirketindeki görevi ve faaliyeti hakkında pay sahiplerine bilgi vermediğini, olağan genel kurul toplantısında bu konunun müvekkili pay sahibi tarafından soru olarak yöneltilmesi üzerine yönetim kurulu üyesinin şirket aktif değildir diyerek konuyu geçiştirdiğini, bu şirketin faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğunu ve faaliyetlerinin pay sahiplerinden gizlenerek, faaliyet raporlarının saklandığını, şirketin 02/12/2016 tarihinde yaptığı 2009-2013 yılları arasına ilişkin 5 yıllık genel kurulda her bir yıl için ayrı ayrı alınan kar dağıtım kararına rağmen müvekkili pay sahibine kar payı ödemediğini, şirket yönetiminin kendi ücretleri aleyhine dava açıldığında bu durumun şirketin engel olmakla, pay sahiplerinih hakkı olan kar payları ise açılan iptal davası bahane edilerek ödenmediğini, faaliyet raporunda kar dağıtım kararının yerine getirilmediğinin açıklanmaması şirketin hukuka aykırı uygulamalarının pay sahiplerine açıklanmaması mahiyetinde olduğunu, şirketin 2016 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 4.gündem maddesinde bilanço ve kar-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin alınan kararın yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu, şirketi yöneten çoğunluk bilanço ve kar-zarar hesaplarını, şeffaf bir şekilde görüşülmeden kendi oylarıyla tastik ettiklerini, bu şekilde alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, beyan ederek davalı şirketin 27/12/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 3. ve 4. Maddelerinde alınan kararların yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle TTK 445. Maddesi gereğince iptallerine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.