12. Ceza Dairesi 2025/8104 E. , 2026/2975 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2356 E., 2025/855 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki tem…
12. Ceza Dairesi 2025/8104 E. , 2026/2975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2356 E., 2025/855 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar ..., ... vekilinin, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine hükmün kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza verildiğine, sanık hakkında bilinçli taksir artırımının az yapıldığına, lehine indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kusur tespitinin hatalı olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.09.2019 tarihinde saat 23.50 sıralarında, kazadan yaklaşık 1 saat 21 dakika sonra yapılan ölçümde 2,64 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 37... plaka sayılı otomobil ile gece vakti, yerleşim yeri içerisinde, bölünmüş iki şeritli, yol platform genişliği 12 metre, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada ve kuru zeminli, hız sınırının 50 km/s olan ışık kontrollü dört yönlü kavşakta, ... Caddesi'ni takiben seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde, seyir yönüne hitaben bulunan sarı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada otomobilinin ön kısımlarıyla gidiş istikametine göre solundan seyir yönüne 'DUR' levhasının bulunduğu ve kırmızı fasılalı ışığın yanıp söndüğü kavşak kolundan kavşağa giriş yapan katılan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki 37... plaka sayılı otomobilin sağ yan arka kısımlarıyla çarpması neticesinde, 37... plaka sayılı araçta şoför ve yolcu olarak bulunan katılanlar ..., ... ve ...'in yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 37... plaka sayılı otomobil sürücüsü sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 48/5 (hususi otomobili 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 37... plaka sayılı otomobil sürücüsü katılan ...'ün 2918 sayılı Kanun'un 57/1-a (kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) ve 47/1-c (trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) maddelerinde yazılı kuralları ihlal ettiği, kovuşturma evresinde ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 06.01.2022 tarihinde hazırladığı raporda; sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 37... plaka sayılı otomobili ile gece vakti, aydınlatmanın mevcut olmadığı olay mahallinde seyri esnasında yola gereken dikkatini vermediği, kurallara aykırı şekilde farlarını yakmadan seyrettiği, geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşağa giriş yapmadan önce kendisine hitaben bulunan sarı fasılalı ışığı dikkate alarak seyrini kontrollü ve müteyakkız hızda sürdürmesi hususuna riayet etmeyip seyir istikametine göre yolun solundan kavşağa giriş yapan araca etkin tedbir almadan çarpması şeklinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu, katılan sürücü ... sevk ve idaresindeki 37... plaka sayılı otomobil ile seyri esnasında yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kontrollü ve müteyakkız olarak sürdürmediği, olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada kendisine hitaben bulunan 'DUR' işaret levhasını ve yanıp sönen kırmızı fasılalı ışığı dikkate alarak durup, yeterli kontrolü yapıp ilk geçiş hakkını kendi seyir istikametine göre sol tarafında bulunan otomobil sürücüsüne vermesi gerekirken kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, ilk geçiş hakkını sol taraftan gelen otomobil sürücüsüne vermediği anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde ... Üniversitesi Trafik İhtisas Başkanlığı tarafından 20.05.2022 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde 37... plaka sayılı otomobil sürücüsü sanık ...'ın hatalı sevk ve idaresinin birinci (asli) derecede, 37... plaka sayılı otomobil sürücüsü katılan ...'ün hatalı sevk ve idaresinin ikinci (tali) derecede etkili olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ın, katılan ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez ve ağır (4) dereceden kırık alacak şekilde, katılanlar ... ve ...'ün basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak yapılan yargılama sonucunda "sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile ... Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde seyir yönüne hitaben bulunan sarı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada, otomobilinin ön kısımlarıyla, gidiş istikametine göre solundan seyir yönüne 'DUR' levhasının bulunduğu ve kırmızı fasılalı ışığın yanıp söndüğü kavşak kolundan kavşağa giriş yapan katılan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin sağ yan arka kısımlarıyla çarpışması şeklinde meydana gelen kazada, olaydan 1 saat 21 dakika sonra alınan alkolmetre çıktısından 264 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın somut olayda bilinçli taksirle hareket ettiği, bu kapsamda hakkında tayin edilen ceza üzerinden TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/20 09... /9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1-g maddesinde yer alan 'sanığın güttüğü amaç ve saiki' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi suretiyle, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeye yer verilmesi ve sanığın eyleminin TCK'nın 89/4 maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği halde sanık hakkında ayrıca TCK'nın 89/1 maddesinde düzenlenen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan beraat kararı verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı olduğu belirlenen ilk derece mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın eyleminin yalnızca TCK'nın 89/4 maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğu değerlendirilerek bu suçtan, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile kusur durumu dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemesi nedeni ile hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının TCK'nın 50/4 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına, sanığın dosyada yer alan sabıka kaydı ve dosyaya yansıyan kişiliği dikkate alındığında, ileride suç işlemekten çekinmesineceğine dair olumlu kanaate varılmadığından, hükmolunan hapis cezasının TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına" gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.