1. Ceza Dairesi 2026/1600 E. , 2026/2856 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2650 E., 2025/3501 K. SUÇLAR : Kasten yaralama HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi gereği kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümk…
1. Ceza Dairesi 2026/1600 E. , 2026/2856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2650 E., 2025/3501 K. SUÇLAR : Kasten yaralama HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi gereği kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararı uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve temyiz incelemesi aleyhe temyiz edilen suç vasfı ile sınırlı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2021/198 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında müşteki...yı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 29, 62, 53... . maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, b) Sanık hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2023/2650 Esas, 2025/3501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik aleyhe ve lehe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Oluşa, taraf beyanlarına ve dosya kapsamına göre suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının aleyhe suç vasfına yönelik temyiz sebebinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2023/2650 Esas, 2025/3501 Karar sayılı kararının kesin nitelikte olması ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik temyiz sebebi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanık ...’ın mağdur ...’nın annesiyle arkadaş olduğu, olay günü alacak verecek meselesini konuşmak için mağdurun annesiyle yaşadığı eve geldiği, tartışma çıkması üzerine...nın erkek arkadaşı olan diğer mağdur ...’ı eve çağırdığı, ...n arkadaşı...’la birlikte eve gelip sanıkla tartıştıkları ve tartışma sonucunda sanığın evi terk ettiği, ...n da...yı alarak evden ayrıldığı ve birlikte yaya olarak yürüdükleri sanık ...’ın mağdurları görmesi üzerine kullanmakta olduğu aracı hızlı bir şekilde üzerlerine sürerek mağdurlara çarptığı ve çarpmadan sonra orada bulunan bir eve çarparak durabildiği daha sonra yine aracıyla olay yerinden kaçtığı sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın eylemini yaralama olarak değerlendirmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz şöyle ki; olaydan hemen önce sanık ile mağdurlar arasında evde bir tartışma olmuş ve bu tartışma sonucunda sanık evi terk etmek zorunda kalmıştır. Sonradan eve gelen mağdur ...’a bu nedenle kızgınlık duymaktadır bu kızgınlığın etkisi ile dışarıda yaya olarak gördüğü mağdur ...’a doğru aracını hızlandırarak kasıtlı bir şekilde çarpmıştır. Her ne kadar aracın hızı belli değil ise de mağdurların bu konudaki beyanları ve sanığın çarpmadan sonra oradaki bir eve çarptıktan sonra durabildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde aracın oldukça hızlı olduğu, mağdurun omurgası dahil pekçok yerinde kemik kırığı, çatlak oluştuğu beyin kanaması geçirdiği duyu ve organlardan birisinin sürekli zayıfladığı, uzun süre hastanede pek çok ameliyat ve tedavi gördüğü, gerek mağdurda meydana gelen ağır yaralanma, sanığın kullanmış olduğu aracın elverişli olması, çarpma hızı ve olaydan sonra hemen oradan kaçması az önceki tartışma nedeniyle mağdura duyduğu öfke hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği bu nedenle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzde Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.