1. Hukuk Dairesi 2026/1363 E. , 2026/2166 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3154 E., 2025/1988 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/90 E., 2025/102 K. Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 33... parsel sayılı taşınmazın, avlulu kargir ev vasfıyla ... adına tespit edildiği, beyanlar hanes…
1. Hukuk Dairesi 2026/1363 E. , 2026/2166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3154 E., 2025/1988 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/90 E., 2025/102 K. Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 33... parsel sayılı taşınmazın, avlulu kargir ev vasfıyla ... adına tespit edildiği, beyanlar hanesinde “iş bu taşınmazın üzerindeki evin zemin üstü birinci kat ...’a aittir” şerhi verildiği, kadastro tespit tutanağının 10.02.1995 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili: dava konusu taşınmazın, 1985 yılında davacının öğretmen olarak tayini çıkması nedeniyle davalı ...'in kardeşi ...'e ait tapusuz iken arsa payı/kat karşılığı olmak üzere 25.03.1986 tarihinde zilyetliği devretme senedi ile tuğladan yapılı köy evinin üzerine kat yapma haklarını davacıya sattığını, arsa paylarından kat mülkiyeti haklarına uygun olarak faydalanacağı, dışarıdan merdiven yapma, balkon ve binayı alttaki binadan çıkıntılı yapma hakkına sahip olduğunu, tapu çıkarma söz konusu olduğunda zilyetliği devredilen hususlarda davacının hak sahibi olduğunun kararlaştırıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre inşaatın tamamlandığını, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın ... adına tescilinin sağlandığını, davacının mülkiyet hakkının yok sayıldığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapılan sözleşmenin halen ayakta olduğunu, taşınmazın kötüniyetli olarak davalıya devredildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın arsa payı/kat karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğinde olduğunu, tapu iptali-tescil taleplerinin ayni hakka dayalı olması, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin nizasız fasılasız devam etmesi nedeniyle tapu iptali-tescil taleplerinin herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmadığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydını iptali ile 1/2 arsa payının davacı adına tescilini istemiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanan 1986 tarihli zilyetlik sözleşmesine göre taşınmazın üstünde inşaat yapma hakkının davacıya devredildiği ve tapu çıkarma imkanı olduğu takdirde tapunun devredileceği ve paranın nakit alındığı, 1995 tarihli kadastro tespit tutanağında ise zilyetlik devir sözleşmesinden bahsedilip kullanımın halen davalıda olduğunun tespit edildiği, yapının zemin üstü birinci katının davacıya ait olduğu belirtilip tapunun ... adına yapıldığı, söz konusu tespit tutanağının herhangi bir itiraz olmadan kesinleştiği, davanın açılma tarihi ile kadastro tespit tutanağının kesinleşme tarihi arasında 10 yıldan fazla süre geçmesi sebebiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 10.02.1995 tarihinde kesinleştiği, davanın 07.04.2023 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve hak düşürücü süre nedeniyle usulden ret kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.