T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1008 - 2026/77 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1008 KARAR NO : 2026/77 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2022/477 E. 2023/436 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :TARAF VEKİLLERİ KARAR TARİHİ :26/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :02/02/2026…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1008 - 2026/77 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1008 KARAR NO : 2026/77 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2022/477 E. 2023/436 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :TARAF VEKİLLERİ KARAR TARİHİ :26/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :02/02/2026 Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin bölgedeki aboneliği önceki aboneden devraldığını, devirden önce su sayacının yerin altında ve atıl vaziyette olduğunu, abonelik devrinin davalı kurum tarafından su sayacının yerin üstünde yer alacak şekilde bir köşk vasıtasıyla korunması şartıyla yapıldığını, davacı tarafından davalı kurumun şartına uygun proje ile su sayacının yerin üstüne çıkarıldığını, 15/09/2021 tarihinde davacı şirket tarafından 750,00 TL karşılığı olan 54,776 metreküp su alınarak sayaca yükleme yapıldığını, 06/01/2022 tarihinde su sayacının kullanıldığı yerde suyun kesik olduğunun teknik servise bildirildiğini, teknik servis tarafından aynı gün sayacın patlak olduğunun tespiti ile sayacın değişmesi gerektiği tespitlerinin yapıldığını, 10/01/2022 tarihinde sayaç değişikliğinin yapıldığını, akabinde 08/03/2022 tarihinde davalı kurum tarafından değişen su sayacına ait 4605 metreküp tüketim karşılığı olan 107.432,56 TL borç bildirimi yapıldığını, davalı kuruma itiraz edildiğini, fakat davalı kurum tarafından itirazın kabul edilmediğini, borç tahakkukunun hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını, söz konusu ön ödemeli su sayacının mantığına aykırı bir işlem yapıldığını, sayacın patlamasından davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve sayacın dış etkilere karşı korumalı olduğunun teknik servis ekiplerince düzenlenen servis formunda da yazılı olduğunu, borç tahakkukunda esas alınan miktarda bir kaçak olması halinde ilgili bölgede su taşkınları olması gerektiğini, fakat böyle bir durumun yaşanmadığını, tespit edilen kaçak su miktarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, 08/03/2022 tarihli 107.431,56 TL tutarındaki tüketim karşılığı bedelin menfi tespitini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1070122 esasta kayıtlı davacıya ait abonelikten 52418320 seri nolu kartlı sayacın 10/01/2022 tarihinde sayacın patlak olması nedeniyle söküldüğünü, sökülen sayacın Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından incelendiğini, inceleme neticesinde "sayaç patlak olduğundan doğruluk muayenesi yapılamadı, sayacın kredisi bittiği halde vana arızalı olup kapanmamıştır. Üst mekanizmada hata görülmedi" raporunun verildiğini, sayacın üst mekanizmasında hata görülmemesi nedeniyle sayacın takılı kaldığı 15/09/2021 ile 10/01/2022 tarihleri arasında aboneliğe alınan su miktarının 54,766 metreküp olduğunu, mekanik endeksinin ise 4660 metreküp olduğu, alınan su miktarından mekanik endeks çıkarıldığında 4605,224 metreküp borç kaydedildiğini, borç kaydedilen miktar bakımından Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 34/15 fıkrası uyarınca abonenin sorumlu olduğunu, 08/03/2022 tarihinde ilgili miktar üzerinden belirlenen tutar davacıya borç olarak tahakkuk edilerek davacıya bildirildiğini, borç tahakkuk edilirken esas alınan miktarın sayaçtan geçen su miktarı olduğunu ve gerçek tüketimi gösterdiğini, davacının iddialarına itibar edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulü ile 08.03.2022 tarihli belgede belirtilen miktar yönünden davalıya 47.406,65 TL borçlu olmadığının tespitine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin söz konusu sayacın patlamasında herhangi bir kusuru olmadığını, ASKİ ekiplerince tutulan tutanaklarla da bu durumun sabit olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik değerlendirmeye dayandığını, sayacın dış etkilere karşı yeterince koruma altına alındığını, davalı tarafından Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İl Müdürlüğünden alınan herhangi bir raporun davacıya ulaştırılmadığını, borç tahakkukunda esas alınan miktarın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının su sayacının patlamasında tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, suyun çevreye zayi olmasından tamamen sorumlu olduğu tespiti yapılmasına rağmen kanalizasyon hattı kullanılmadığından bahisle atık su bedelinin hesaba dahil edilmemesinin çelişkili olduğunu, davacının 1070122 esasta kayıtlı abonelik ile su ve atık su abonesi olduğunu, abonelik tipi nedeniyle hesaplamaya atık su bedelinin de dahil edilmesi gerektiğini, tahakkuk edilen borç miktarının tahakkuk tarihi olan 08/03/2022 tarihinde yürürlükte bulunan tarifedeki bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise borç miktarı hesaplanırken tutanak tarihinde yürürlükte bulunan tarife üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, borç tahakkukunun Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği 34/15 fıkrasına ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu 27/01/2022 tarih ve 2022/28 sayılı Kararına uygun olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıya tahakkuk edilen kaçak su bedelinin haksız olduğu iddiasına dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamında, Ankara Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce su sayacı üzerinde yapılan muayene sonucunda; “sayaç patlak olduğundan doğruluk muayenesi yapılamadığı, sayacın kredisi bittiği halde vanası arızalı olduğundan su girişini kapatamadığı, üst mekanizmada hata görülmediği” tespit edilmiştir. Dosyaya kazandırılan 25/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; "...Davacı şirketin, su aboneliğini devraldığı üniversite yerleşkesi içinde çalışmalarını sürdürdüğü, abone olarak sorumlu olduğu su sayacının , kış koşullarına karşı korunmasını tam ve eksiksiz olarak sağlayamadığından ötürü davacı aboneliğin tam kusurlu olduğu, sayacın patlaması ve suyun kontrolsüzce sayaç noktasından çıkış yaparak etrafa, çevreye yayılarak zayi olmasından tamamen sorumlu olduğu, davalı idarenin ihmal ve sorumluluğundan bahsedilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu 10.01.2022 tarihinde gerçekleşen, su sayacının patlaması ve suyun zayi olmasına ilişkin olarak, ilgili bakanlık laboratuvarınca yapılan inceleme sonucu sayacın üst mekanizmasında hata görülmediğinden, sayacın kaydettiği tüketim miktarı üzerinden değerlendirme yapıldığında, suyun kanalizasyon hattı aracılığı ile bertaraf edilmediği, anlaşıldığından davalı abonenin sorumlu olduğu su bedelinin, sayaç arıza onarım ve kira bedeli ile birlikte 10.01.2022 tarihinde 60.024,91 TL olarak hesap edildiği..." belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun; Ankara Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce düzenlenen muayene raporuna ve ASKİ Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği, hükmü kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Alınması gereken 3.238,35 TL harçtan peşin alınan 810,00 TL harcın mahsubuyla geriye kalan 2.428,35 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır