İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Da…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/127 - 2026/834 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/127 KARAR NO : 2026/834 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı şirketin davalı şirket ile yapmış olduğu anlaşma gereğince edimini yerine getirerek ... tarihli ve Seri ... numaralı ... sıra numaralı ve toplamda 253.070,88.TL bedelli faturasıyla 12 adet sera içi kültürel işlem arabasını teslim ettiğini, davalı şirketin anlaşma kapsamında ... tarihinde 47.861,00.TL toplam fatura bedelinden düşülmek kaydı ile iş avansı, devamında ... tarihinde 63.000,00.TL, ... tarihinde 30.000,00.TL ve ... tarihinde 30.000,00.TL olmak üzere toplamda 170.861,00.TL ödeme yapıldığını, kalan borcun ödenmediğini, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptalinin yanında, itirazında haksız olması nedeniyle takip konusu borcun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında birlikte imza altına alınmış herhangi bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, davalı şirketin faaliyet adresinin ...'de olduğunu, icra takibinin davalı şirketin faaliyet adresi olan ... İcra Müdürlüklerinde başlatılması gerektiğini, dava dilekçesinde her ne kadar para borcu olduğundan bahisle yetkili yerin ... olduğu belirtilmişse de bu durum gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında yetkiye ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmamakla birlikte aralarında iddia olunan satış sözleşmesinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasın icra takibine ... tarihinde tarafınca usulüne uygun olarak itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, bunun üzerine ilgili takipte, alacaklı olduğunu iddia eden tarafça işbu dava ikame edildiğini, söz konusu icra takibine davalıya vekaleten tarafınca itiraz edildiğini, dava dilekçesi vekil ile temsil edildiği bilinmesine rağmen asile yapıldığını, Yerleşik Yargıtay Kararlarında da ödeme emrine vekil ile itiraz edilmişse, söz konusu icra emrine ilişkin itirazın iptali dava dilekçesinin vekile tebliğ edilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, ... firma tarafından gönderilen ihtarnamede satın alınan mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğunu, mal kullandıkça ortaya çıktığını bildirdiğini, ayrıca bu mallara ilişkin gümrük işlem maliyeti için 13.712,00-USD, tamir amacıyla harcanan masraflar 1080,00-USD ve seranın çalışması için gerekli olan diğer 3 aracın dışarıdan kiralama bedeli olan 1050-USD olmak üzere toplam 16.292,00-USD masraf yapıldığı bildirildiğini, davalının kar elde etmek ve müşteri kazanmak amaçlı şirketten temin ettiği ürünler; beklenilenin aksine gizli ayıplı olması sebebiyle müşterileri nezdinde itibarını zedeleyici durumda bıraktığını, Bu nedenle davacının sözleşmeye istinaden bütün edimleri yerine getirdiği iddiası tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, bahse konu aracı satın alırken bu hasarları tespit edebilmesi kendisinden beklenmeyecek nitelikte olup, gizli ayıp niteliği taşıdığını, bu durumda satılanda olağan bir gözden geçirme ve kontrollerde ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa veya sonradan ortaya çıkarsa ayıbın hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği TBK 223/2 ‘de düzenlendiğini, bu nedenle davacı yanın gizli ayıbı kabul etmesi ticari teamüller gereği kabul edilemez olduğunu, davacı yanın takibe konu ettiği sözleşmede bütün edimleri yerine getirdiğini iddia etmiş ise de bu durum gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, söz konusu sözleşmede davacı yanın 12 aracı sorunsuz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu, ancak bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle bu sözleşmeye dayanarak işbu davayı ikame etmesi kötüniyetli olarak haksız kazanç elde etmek amacı ile hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde davacı yanın da ikrar ettiği üzere davalının söz konusu sözleşmeye istinaden alınan 12 adet aracın ödemesini yaptığını, ödemeleri yapmasına rağmen davalının araçları sattığı ... firmaya da araçların ayıplı olması nedeniyle çeşitli ödemeler yaptığını, davacı her ne kadar alacaklı olduğu iddiası ile bu davayı ikame etmiş olsa da davalının herhangi borcu bulunmamakla birlikte davacıdan alacaklı olduğu dosya kapsamında anlaşıldığını, izah edilen sebeplerle delillerin toplanmasını davacı tarafça davalıdan haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak açıldığını, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; T.T.K.'nın 25/3. maddesinin yollaması ile B.K.'nın 198/3. maddesi hükmünde; “Bu kabilden bir ayıp sonradan meydana çıkarsa derhal satıcıya ihbar edilmelidir. Aksi takdirde satılan bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunur.” hükmünün yer aldığını, her ne kadar davalı ayıplı iddiasında bulunulmuş ise de, bu hususun işin tesliminden itibaren yasal süresi içerisinde alacaklıya bildirilmediği nitekim takip dayanağı alacağa ilişkin malların ... tarihinde davalı borçluya teslim edildiğini, ancak davalı borçlunun teslimden bir yıl sonra .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu hali ile davalı tarafından ayıbı ihbar süresine uyulmadığını, alınan bilirkişi raporlarında, davacı .... ve ....'nin, ... icra takip tarihinde davalı ....'nden ticari defter kayıtlarına göre 82.532,88.TL alacaklı olduğunun raporlanması karşısında, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebi ile; müvekkilinin adresinin ...Mah. ... Cad. No:... .../... olup, işbu sebeple ... İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, davacı yanın dava şartı arabuluculuk görüşmeleri için ... Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu ve yapılan görüşmeler neticesinde ... tarihinde anlaşmama tutanağı imzalandığını, davacı yan tarafından dava aşamasında her ne kadar arabuluculuk süreci gerçekleştirilmişse de yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davacı yanın vekaletnamesinde arabuluculuk yetkisi olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirketten 12 adet işlem arabası satın alınmış olup, satın alınan bu 12 adet araç ... tarihinde ticari ilişkilerinin bulunduğu ... firma olan ... firmasına ihraç edildiğini, ... tarihinde ...'ye ulaşan 12 adet kültürel işlem arabasında gizli ayıp olduğuna yönelik olarak ... firmasından tarafımıza ihtarname gönderilmiş satın alınan mallardaki gizli ayıbın kullandıkça ortaya çıktığının belirtildiğini, davacı yan söz konusu ilişkiden kaynaklanan üstlendiği edimlerini tam ve gerektiği gibi yerine getirmediğini, davacı yanın üstlenmiş olduğu "12 aracı sorunsuz olarak teslim etme" yükümlülüğü yerine getirmediğini ve tarafların arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin bahse konu gizli ayıbı araçları satın alırken tespit edebilmesi veya tespit ettirmesi gerektiği kendisinden beklenemeyecek nitelikte olduğunu, malın teslimat sırasında belli olamayan ancak kullanım sonrasında ortaya çıkabilecek bir ayıp söz konusu ise ayıbın gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisinde incelemede de tespit edilememesi gibi durumlarda TTK m. 23 atfıyla TBK m. 223'ün uygulama alanı bulacağının açık olduğunu, bu nedenlerle; hukuka ve hakkaniyete aykırı mahkeme kararının usule ve esasa yönelik itirazların dikkate alınarak kaldırılmasına, davanın reddine ve davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı taraf, davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini buna ilişkin faturaya konu bakiye borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise satılan malın ayıplı çıktığını bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık konusu olan husus, davalı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı noktasına ilişkindir. Uyuşmazlığın para borcuna ilişkin olduğu dikkate alındığında para borcunun ifa yerinin 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri olduğu, dolayısıyla davacı alacaklı şirketin ticaret siciline tescilli bulunduğu ... ili olduğundan davalı vekilinin mahkemenin yetkili olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 6102 sayılı TTK 23.maddesinin c bendi "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda TBK'nın 223.maddesi ikinci fıkrası uygulanır" şeklindedir. TBK 223/2 .maddesinde " Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz.Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir.Bildirilmezse satılan bu ayıpla kabul edilmiş sayılır" hükmü vardır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, ayıplı olduğu iddia edilen konu malların davalı tarafa satıldığı, davacı tarafından düzenlenen fatura tarihinin ... tarihi olduğu, Gümrük kayıtlarına göre ... tarihinde davalı tarafından ihraç edilerek malların ...'ye ulaştığı, davalı borçlunun teslimden yaklaşık bir yıl sonra .... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek davacıya ayıp ihbarının yapıldığı, yukarıda açıklanan Kanun maddeleri nazara alındığında davalının öncelikle bu maddedeki süreler içinde satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerektiği, ancak davalının davacı satıcıya süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, davalı tarafından her ne kadar ayıbın gizli ayıp olduğu ve kullandıkça ortaya çıktığı akabinde davacıya derhal bildirimde bulunduğu savunulmuş ise de, malın kullanılmasının bir yıl gibi bir süre olmasının makul olmadığı, davalının davacıya gönderdiği noter ihtarından önce davacıya usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlanamadığı bu sebeple davalı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı, her iki tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve davalı tarafın davacıya 82.532,88-TL borcu bulunduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.637,82.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.410,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 4.227,82.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır