12. Ceza Dairesi 2025/2222 E. , 2026/1563 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/291 E., 2025/811 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapıl…
12. Ceza Dairesi 2025/2222 E. , 2026/1563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/291 E., 2025/811 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 01.04.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 32.168,05 TL maddi, 48.000,00 TL manevi tazminatın 01.04.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, aynı yargılama kapsamında davacı hakkında nitelikli yağma suçundan beraat, kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresinin henüz dolmadığı, tazminat koşullarının denetim süresi sonunda verilecek karara göre değerlendirilebileceğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının gözaltı tarihinden tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 32.168,05 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 01.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve reddedilen kısım üzerinden lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/342 Esas – 2019/589 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan 01.04.2017- 28.12.2018 tarihleri arasında 636 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda nitelikli yağma suçundan beraatine karar verildiği, beraat kararının 09.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "31.667,13" TL olarak tayin edilmesi yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "32.168,05" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesap edilen ''21.066,74 TL" nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ''21.146,88 TL'' vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f ve h maddeleri gereği hüküm fıkrasının iki nolu bendinde maddi tazminata ilişkin kısımda yer alan "32.168,05" ibaresinin çıkarılarak yerine "31.667,13 TL" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının dört nolu bendinde vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan ''21.146,88 TL'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''21.066,74 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.