23. Hukuk Dairesi 2011/2443 E. , 2011/1928 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif yönetim kurulu başkanlığı yaptığı döneme ilişkin kendisine hiçbir ücret ödenmediğini, bu amaçla ya…
**23. Hukuk Dairesi 2011/2443 E. , 2011/1928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif yönetim kurulu başkanlığı yaptığı döneme ilişkin kendisine hiçbir ücret ödenmediğini, bu amaçla yapılan icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazı iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu alacakla ilgili olarak davacının iddia ettiği yıllara ilişkin kooperatifin genel kurullarında huzur hakkı ya da maaş konusunda genel kurul kararı bulunmadığını, bu konuda genel kurul kararı bulunduğu varsayılsa bile huzur hakkı ve miktarının genel kurul tutanaklarına ekli bilançolarda açıkça gösterilmiş ve ibra edilmiş olması gerektiğini, bilançolarda yer almayan ödemeler için sonradan talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, talep edilen dönemlere ilişkin huzur hakkı verileceğine dair genel kurul kararları olmasına rağmen, bu kararların yönetim kurulunca işleme konulması gerektiği, ancak bu yönde alınmış bir karar olmadığı, davacının huzur hakkı talep ettiği dönemde davalı kooperetifin yönetim kurulu üyesi olduğu, bu sıfatla huzur hakkı tahakkuk işlemlerini gerçekleştirmesi mümkün iken bu işlemleri yapmadığı, kendi iradesi ile tahakkuk ettirmediği huzur hakkı için daha önce alındığı anlaşılan bir genel kurul kararına dayanarak artık alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve kooperatif anasözleşmesine göre kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Talebi içeren 2004 ve 2005 yıllarında huzur hakkı verileceğine dair genel kurul kararları mevcuttur. Kaldı ki, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve TTK' nda yöneticilere ücret verilmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı, huzur hakkı verilen emeğin karşılığı olması ve Anayasada angaryanın yasaklanmış bulunduğu dikkate alındığında mahkemece Kooperatifler Kanunu'nun 98 inci maddesi yollamasıyla TTK'nun 333 üncü maddesi gereğince yaptığı hizmet ve katıldığı toplantılar göz önünde bulundurularak ve bu konuda genel kurul kararı alınmasında yasal bir engel bulunmadığı, davacının hak ettiği doğmuş huzur hakkı veya ücret alacağı ile bunlara uygulanacak faiz miktarl.arının kalem kalem ve toplam olarak belirlenmesi hususlarında, konusunda uzman bir bilirkişiden açıklayıcı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.