Başvuru, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması ve yargılamanın hakkaniyete uygun yürütülmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması ve yargılamanın hakkaniyete uygun yürütülmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/6/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Bakanlığa başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın görüş yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Olayların meydana geldiği tarih itibarıyla başvurucu Aral Ali Ersin, S.S. Yeşilada Konut Yapı Kooperatifi (Kooperatif) yönetim kurulu başkanı; diğer başvurucu Yusuf Deniz Dilsizoğlu ise yönetim kurulu üyesidir. Kooperatif ortaklarından olan Ü.Y., Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 12/5/2006 tarihli dilekçe ile başvurucular hakkında “emniyet sui(i)stimal, görevi kötüye kullan(a)rak kooperatif son genel kurulunda alınan kararlara aykırı işlem yaparak ... Yapı Kooperatifinin Çanakkale … Mevkiindeki denize nazır çok değerli arsasını satıştan evvel kooperatif üyelerine almaları için teklif getirmesi gerekirken aksine hareketle kooperatif ve ortaklarına zarar vermek, çıkar amaçlı örgüt oluşturmak” suçlarını işledikleri iddiaları ile şikâyetçi olmuştur. Ü.Y. ayrıca 15/7/2006 tarihli dilekçe ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına başvuruda bulunmuş olup Bakanlığın 7/12/2006 tarihli ve 08015 sayılı yazısı ile denetim kurulu üyesi şahıs ile Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Deniz Dilsizoğlu arasındaki akrabalık derecesinin seçilme engeli oluşturmadığı, imzaların sahteliğine ilişkin inceleme yapmayı gerektiren bir neden olmadığı, ilgili müfettişlikçe suç isnatlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ilgili kanun hükümleri gereğince mal bildiriminde bulunmadıkları, 15/12/2005 tarihli şikâyet dilekçesindeki konuları incelemekle görevli kişi hakkında gereken dikkat ve özeni göstermediği ve şikâyet dilekçesinin fotokopisini şikâyet edilen kişilere verdiği gerekçesiyle disiplin soruşturması açıldığı bildirilmiştir. Olay tarihi itibarıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kooperatif Kontrolörleri Başkanlığınca iddialara ilişkin olarak 29/5/2008 tarihli inceleme raporu düzenlenmiştir. Raporun "Özet ve Sonuç" başlıklı kısmı şöyledir: " ... Yapı Kooperatifi' hakkında ileri sürülen iddia ve şikâyet konuları, ... 2008 - 2008 tarihleri arasında aralıklı olarak incelenmiş, suç teşkil ettiği kanaatine varılan eylemlerle ulaşılan sonuç ve kanaatler özet halinde aşağıda arz edilmiştir. 1- Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin Kooperatife ait Çanakkale İli … İlçesi Habbeli mevkiindeki arsasını bu konuda alınan genel kurul kararı gereğince satıştan evvel kooperatif ortaklarına almaları için teklif getirmeleri gerekirken, aksine hareketle ismini açıklamayıp Almanyalı bir kişi olarak belirttikleri şahsa görevlerini kötüye kullanarak değerinin çok altında bir bedelden satmak suretiyle Kooperatif ve ortaklarını zarara uğrattıkları, dönemin denetim kurulu üyelerinin de bu suça iştirak ettikleri şeklinde iddiayla ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, tüm ortaklara 2005 tarihinde taahhütlü posta ile gönderilen yönetim ve denetim kurulu üyelerince imzalı yazı ile Çanakkale İli … İlçesi … mevkiinde bulunan Kooperatife ait satılacak arazi için asgari taban fiyatı tespit edilerek, talep eden ortakların 2005 tarihine kadar Kooperatife tekliflerini yapmaları istendiği halde, bu tarihe kadar ortaklardan gelen herhangi bir teklif ve talebin bulunmaması üzerine söz konusu arazinin 2005 tarihinde özel bir şahsa satıldığı anlaşıldığından, genel kurulun satışta kooperatif ortaklarına öncelik verilmesi hususundaki kararının uygulanması konusunda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu görülmemekle birlikte, Kooperatife ait söz konusu arazinin değeri konusunda herhangi bir piyasa araştırması yapmadan rayiç değerinin çok altında bedelden özel bir şahsa satış gösterip kooperatif hesap ve kayıtlarına bu bedeli intikal ettirdikleri anlaşıldığından dönemin kooperatif yönetim kurulu üyelerinin Türk Ceza Kanununun zimmet veya görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen hükümlerine göre cezalandırılmaları gerektiği kanaatine varıldığından, durum Başsavcılığın takdirlerine sunulmaktadır...." Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 5/11/2009 tarihli ve E.2009/17648 sayılı iddianamesinde başvurucuların “zimmet, görevi kötüye kullanma ve belge ve defterleri usulüne uygun tutmamak” suçlarını işledikleri iddiasına yer verilmiştir. Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesinin 8/12/2009 tarihli kararı ile iddianamenin kabulüne karar verilmiştir. Böylelikle başvurucular hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır. Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda 10/5/2011 tarihli ve E.2009/256, K.2011/135 sayılı kararla başvurucuların nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle ayrı ayrı altı yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:“… müdahil ve vekilinin beyan ve dilekçeleri, tanık beyanları, özellikle tanıklar İ. B., H. P. ve R. nin beyanları, taşınmazın değeri konusunda diğer tanık beyanları, belirtilen taşınmaz üzerinde talimat yoluyla yaptırılan keşif sonucu bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu taşınmazın belirtilen tarihteki değerinin 728,62 TL olduğuna dair raporları, satış sözleşmesi, banka hesabına yatan 000 TL ile ilgili banka hesap özeti, inceleme raporu ve ekleri ile tüm dosya içeriğine göre; satışına kooperatif genel kurulu tarafından karar verilen ve satışı konusunda yönetim kurulu üyesi olarak kendilerine yetki verilen her iki sanığın, kooperatife ait …, … Mah. 120 ada 52 parsel sayılı yerdeki 085,72 metre kare tutarlı tarla vasfındaki taşınmazı Bozcaada ilçesine giderek 2005 tarihinde A. isimli şahsa (eşi olan R. aracılığı ile) 000-TL bedelle sattıkları halde 000-TL bedelle satmış göstererek bu miktarın kooperatifin banka hesabına yatırılmasını sağladıkları, elden aldıkları 000-TL [değerindeki parayı] ise kooperatif hesaplarına intikal ettirmeyerek mal edindikleri, eylemlerinin kül halinde zimmet suçunu oluşturduğu … zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlemiş olmaları nedeniyle haklarında TCK.nun 247/2 maddesinin de uygulanması gerektiği, suçun tamamlandığı ve suçun konusunun az olmaması yanında etkin pişmanlıklarının bulunmaması nedeniyle TCK.nun 248 ve maddelerinin uygulanma yeri bulunmadığı [anlaşılmıştır.]” Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 26/2/2013 tarihli ve E.2012/10442, K.2013/1397 sayılı ilamı ile başvurucular hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. Başvurucu Yusuf Deniz Dilsizoğlu tarafından 13/5/2013 tarihinde kesinleşmiş hükmün infazı amacıyla yakalanması üzerine, diğer başvurucu Aral Ali Ersin yönünden ise 5/6/2013 tarihinde müdafiin dava dosyasını incelemesi ile Yargıtayın onama ilamı öğrenilmiştir. Bireysel başvuru 11/6/2015 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası.