T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : ... Esas - ..Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kayna…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : ... Esas - ..Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Tazminat) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... köyü... ada ... parsel numaralı bölümde yer alan 1.000 dekarlık ve 3.127 dekarlık alanlarda yetiştirmiş olduğu ayva ürünlerini 28/11/2022 ile 15/11/2023 tarihleri arasında dolu paket ve don tarife türüyle sigortalandığını, bölgede 29/03/2023-30/03/2023 tarihlerinde meydana gelen don olayı nedeni ile ayva ürünlerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü, oluşan don olayından sonra Tarsim Genel Müdürlüğüne bildirildiğini fakat Tarsim tarafından bu talebinin farklı nedenlerle reddedildiğini, müvekkilinin 3.127 dekarlık alanda yer alan ayva ürünlerinin Bereket Sigorta şirketi tarafından, 7.000 dekarlık alandaki ayva ürünleri ise devlet destekli katılım bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, davadan önce arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek şimdilik 50,00 TL hasar bedelinin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca arabuluculuk görüşmesinde müvekkilini temsil ettiğinden arabuluculuk vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım talebinin kabulü ile 50,00 TL tazminat talebini 124.151,86 TL 'ye yükselterek davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... ili ... İlçesi ... ... köyünde bulunan ayva ağaçlarının sigortalısı olduğunu, davaya konu hasarın poliçe teminatı başlamadan önce meydana geldiğini, müvekkilinin hasar kapsamında hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun her türlü zararı karşılamak değil, poliçe teminatı kapsamındaki zararı karşılamak olduğunu, uzman bağımsız ziraat mühendisi eksperleri tarafından düzenlenen raporda talep edilen tarihte hasar tespit edilmediğini, mahkeme aksi kanaatte ise mevzuata göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği faizi kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda, sigorta sözleşmesiyle teminat altına alınan ve mahkememizce teminat kapsamında olduğu sabit görülen don hasarlanmasının hasat tarihinden önce meydana geldiği ve bu hasarlanmanın kısmi bir hasarlanma olduğu, dosya arasına alınan davalı tarafa ait ... ve ... nolu poliçelere ilişkin ekspertiz raporlarında hasat tarihinin 15/11/2023 olarak gösterildiği anlaşılmakla, son hasat tarihi 16/12/2023 olarak kabul edilmiş ve bu tarihe davalının ödeme serbestinin olduğu 30 gün eklenerek temerrüt tarihinin 16/12/2023 olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ise de dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine, Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" düzenlemesinin bulunması, TTK kapsamında sigorta sözleşmelerinin mutlak ticari işlerden sayılması ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiz oranı olduğu belirtildiğinden temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerek ise ded ava dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair karar verilmiştir. Davanın KABULÜ ile, 1-124.151,86 TL maddi tazminatın davalı Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi AŞ'den temerrüt tarihi olan 26/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf başvuru dilekçesinde; Açılan davanın husumet yönünden reddi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davaya konu poliçede 1259 Sayılı Irlıganlı Tarım Kredi Kooperatifi lehine dain-i mürtehin şerhinin bulunduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından mevzuat ve Yargıtay ve İstinaf Mahkemesi içtihatları gereğince davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesinin yapılan ıslah doğrultusunda karara çıkmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararına itiraz ettiklerini, her ne kadar Mahkemede açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da, sigorta tazminatının belirlenemez bir alacak olmadığını, alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olması gerektiğini, açılacak davanın miktarının biliniyor ya da tespit edilebiliyorsa, böyle bir başvuru yapılamayacağını, sigortalı/davacının poliçe, hasar tespit raporu ve sair delillere sahip olduğu anlaşıldığını, iddia ettiği alacağına ilişkin tüm verilerin ve tazminat hesaplama yöntemi poliçe ve tamamlayıcısı olan Genel Şartlar ile Tarife Talimatlarda açıkça yazdığını, davacının belirsiz alacak davasını açmakta hukuki yararının olmadığını, bu suretle davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davacının; ... İli ... İlçesi ... köyünde bulunan ayva ağaçlarını sigortalayan ...-... nolu poliçenin sigortalısı olduğunu, davacının dava konusu poliçe kapsamında 03/04/2023 tarihinde don hasarı olduğu gerekçesiyle hasar ihbarında bulunduğunu, Tarım Sigortaları alanında uzman bağımsız ziraat mühendisi eksperler tarafından 11/04/2023 tarihinde hasar tespit incelemesinin yapıldığını, davalı kurumun sorumluluğu sigortalının her türlü zararını karşılamak değil, poliçe teminatı kapsamındaki zararını karşıladığını, hasar tarihinde ürünün yeşil tomurcuk döneminde olduğu ve bu dönemde don etkisini maruz kaldığının tespit edildiğini, yeşil tomurcuk döneminde poliçe teminatının henüz başlamadığını beyan ederek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, tarım sigortasından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, olay tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza ilişkin geçerli Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası bulunduğuna, don riskinin teminat altına alındığına ve meteroloji verilerinden olay günü zirai don yaşandığının anlaşılmasına, belirsiz alacak olarak ileri sürülen talepte faiz başlangıç tarihinin doğru olmasına, rizikonun teminat süresi içinde gerçekleşmesine göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 8.480,81 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.120,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.360,59 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/03/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.