5. Hukuk Dairesi 2024/4022 E. , 2024/7216 K. MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2917 Esas, 2023/1182 Karar DAVA TARİHİ: 26.02.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... vd. vekili ve dav…
**5. Hukuk Dairesi 2024/4022 E. , 2024/7216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2917 Esas, 2023/1182 Karar DAVA TARİHİ: 26.02.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre davalı ... vekiline mahkeme kararının 12.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 21.02.2024 tarihinde yasal 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ... vd. vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... taşınmazının arka penceresinin üzerine, sınırları davacının pencere sınırından başlayan metal çelik konstrüksiyonla sundurma yaptığını, davalı ...'ün yaptırdığı imalatın, taşınmazın mimarisini bozmakla beraber, maliklerin birbirlerinin haklarını çiğnememek konusunda özensiz davranıldığının da göstergesi olduğunu, davalının bu sundurmayla mimari açıdan kirlilik oluşturup ana yapıya zarar verdiğini, davalının bu imalatı, rıza almadan ve yukarıda sayılan tüm bu hususlar gözetilmeden yaptığını, davacının pencerelerinin hizasından başlayan bu konstrüksiyonun, yağmurlu havalarda, yağmurun metale teması neticesinde şiddetli sesler çıkardığını, bu seslerin davacının evinin camlarından içeriye nüfuz ederek, büyük bir rahatsızlık verdiği gibi, çelik konstrüksiyonun pencere hiza ve seviyesinde olmasının davacıyı, can ve mal güvenliliği açısından da tehlikeye attığını. kat arasında yapılan bu sundurma, kat geçişlerine basamak olduğunu, günümüzde hırsızlıkların işleniş biçimi göz önüne alındığında davacının can ve mal güvenliğine de bir tehdit oluşturduğunu, davalıya İzmir 8. Noterliğince çekilen ihtarnamede verilen süreye rağmen, sundurmanın sökülüp eski hale getirilmediğini, ileri sürerek davalının bu imalatının kaldırılmasını ve eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline göndermiş olduğu İhtarnamede "müvekkilinin ortak yerde metal çelik konstrüksiyonla sundurma” yaptığı, ana taşınmazın mimari durumunu bozduğu, (ihtar edenin ) can ve mal güvenliğinin tehlikeye sokulduğunun iddia edildiğini, her şeyden önce "ortak yerde inşaat” yapılmadığını, cevabi ihtarnamede; bağımsız bölümlerin balkonlarının da bağımsız bölüm olduğunu ve ortak kullanmaya tahsis edilmediğini belirterek, arka cephe üzerindeki balkonunun kullanılmasında ve korunmasında yararlı olacak ve binanın dış cephesi görünümüne zarar vermeyecek eklentileri yapabileceğini belirttiklerini, ayrıca, müvekkilinin inşaat yapmadığını, bağımsız bölüme dahil olan balkonundaki düzenlemelerin, ana yapıya zarar verecek nitelikte "onarım, tesis ve değişiklik" kapsamına girmediği doğrultusunda cevap verildiğini, bağımsız bölüm olan balkonda inşaat yapılmadığını, balkonun üzerine ... sularının içeri girmesini önleyici hafif bir çıkıntı şeklinde bir uzantı yapıldığını, bu çıkıntının üst kattaki dairenin 'pencereleri hizasında" olmasının imkansız olduğunu, başka bağımsız bölüm maliklerinin de yaptırmış oldukları bu eklentinin, nasıl olup da ihtar edenin "mal ve can güvenliğini tehlikeye soktuğunu" anlayamadıklarını, can güvenliğinin tehlikeye sokulduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, olayda 'bağımsız bölümün kullanılmasının söz konusu olduğunu ve bu kullanımın da dürüstlük ilkesine uygun olduğunu, keşide edilen ihtarın mesnet sayılabilmesi için arka balkon üzerindeki hafif çıkıntının niçin üst kattaki daire sahibinin mal ve can güvenliğini tehlike ye soktuğunun izahının ve ispatının gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.02.2014 tarihli ve 2013/214 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18 . Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, bilirkişi raporunda projeye aykırı olduğu tespit edilen ve binanın zemininden başlayıp 2. kat zemin tabliye hizasına kadar uzanan eklentinin projeye uygun hale getirilmesi, 2.kat zemin tabliyesi altında kalan tüm bağımsız bölüm maliklerinin hukukunu yakından ilgilendirdiğinden bu bağımsız bölüm maliklerinin de davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.10.2019 tarihli ve 2015/1172 Esas, 2019/1323 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; davalı ...'ün karar tarihinden önce 16.01.2019 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarından ...'ün davada taraf olup, diğer mirasçı ...'ün davaya dahil edilmediği anlaşılmakla, dava dışı mirasçı ...'ün de davaya dahil edildikten sonra taraf teşkili sağlanarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; davacının isteminin yalnızca davalı tarafça yapıldığı iddia edilen balkon çatısına yönelik olduğu, dahil edilen diğer davalıların bu imalatla ilgili bulunmadığı gözetilerek eski hale getirme ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin aykırılığı gerçekleştiren kat malikine sorumluluğun yüklenmesine karar verilmesi gerekirken tüm kat maliklerinin sorumlu tutulmasının da hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapı kayıt belgesinin dikkate alınmadığını, incelemenin eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Temyiz İstemi yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, B.Davalılar ... vd. vekilinin temyiz istemi yönünden; Davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'ten peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.