T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/132 KARAR NO : 2025/789 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında, davalı tarafından 27/03/2021 düzenleme, 09/04/2021 vade tarihli lehtar ---, ciranta alacaklıs…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/132 KARAR NO : 2025/789 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında, davalı tarafından 27/03/2021 düzenleme, 09/04/2021 vade tarihli lehtar ---, ciranta alacaklısı davalı ... ---- olan toplam 50.500,00 TL lik bir adet senet -----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak bu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibin öncelikle tedbiren durdurulması akabinde takibin iptaline, davanın kabulüne, davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesine ve yargılama gideri ve avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun mahkemece tespit edilmesini, davanın reddine, davacı aleyhine, yüzde %20 icra inkar tazminatı, %10 kötü niyet tazminatı ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; İ.İ.K'nun 72. Maddesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. ----- İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı dosyasının uyap üzerinden suretleri dosyamız arasına alınmıştır.Bozma öncesi davacı vekili; "Dava dilekçemizde icra takibine konu senet altında ki imzanın tarafımıza ait olmadığı gerekçesiyle davalıya böyle bir borcumuz olmadığını beyan etmiştik. Dava süreci devam ederken alınan savcılık bilirkişi raporunda senedin kiralama sözleşmesinin altına hat çekilerek oluşturulduktan sonra doldurularak işleme koyulduğunu öğrendik. İş bu sebeple dava dilekçemizdeki imza itirazımızı senedin sözleşmeye dayandırılması sebebi ile tarafımızca bu hukuki ilişkiyi kabul etmediğimizi, davalıya böyle bir borcumuz bulunmadığı, davalının bu senedin neyin teminatı olarak verildiğini ispat etmesi gerektiğini, tarafımızın borçlu olmadığının tespiti ile davamızın kabulüne karar verilmesi şeklinde dava dilekçemizdeki iddiamızı genişleterek ıslah ediyoruz." şeklindeki ıslah talebi ile davanın konusunu ıslah ettiği anlaşılmıştır. ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ve ----- karar numaralı kararı ile; "Davacının iddiasının imza inkarına ilişkin olduğu anlaşmaya aykırı doldurulma iddiasının olmadığı, aldatma veya cebir iddiasının da olmaması nedeniyle tanık dinlenmesine yer olmadığı, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacıda olduğu, davalı tarafından senedin talili de yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla ----- Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun ------ CBS Sorusturma Dosyası içindeki bilirkişi raporuna itibar edilmemesini gerektirir bir olgu veya delilin de bulunmadığı anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamanın en kısa zamanda en az masrafla sonuçlandırılması gerektiğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki gerekçelere istinaden davanın reddine karar verildiği görülmüştür. ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ve ---- karar numaralı kararını denetleyen ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında; "... davacı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin resen yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davanın görev yönünden usulden reddine ve dosyanın görevli ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir." gerekçelere yer verilerek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna hükmetmekle bidayet mahkemesi tarafından görevsizlik kararı neticesinde dosyanın mahkememiz dosya numarasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Dava dosyası mahkememiz esasına kaydından sonra 17/04/2025 tarihli ve 1 nolu celsenin ara kararı uyarınca benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " Buna göre dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ... bononun bağımsız borç ikrarını içermesi, bono üzerinde imzanın keşideciye ait olması .... davacı tarafından dosya kapsamına iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği yönündeki gerekçenin yerinde olmasına, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddinde hukuka aykırılık bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki açıklamalarının ışığı altıda davacı vekilinin dava dilekçesinde yemin deliline başvurduğu anlaşılmakla davacı vekiline yemin delilinin hatırlatılmasına karar verilmiş olup davalı vekili 14/05/2025 tarihli yemin iadesine ilişkin dilekçe ile yeminin iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin yemini iadesi nedeniyle davacı asile davetiye çıkarılarak 6100 sayılı HMK nın 228. Maddesi kapsamında yemine davet edilmiş olup davacı asil 17/07/2025 tarihli 4 nolu celseye iştirak ederek yeminli beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.Yemin delili, 6100 sayılı HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; Hakim, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, dava ya da cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de re'sen hatırlatmalıdır. Aksi halde, ispat yükü üzerine düşen tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olacağından, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Bununla birlikte iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline açıkça dayanılmış olması zorunludur. (---- BAM -----. H.D---Benzer konuya ilişkin olmak üzere ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi ----- esas ve ----- Karar sayılı ilamında; " Davacı tarafça, takip konusu senetlerin ödendiği hususu ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince 18/09/2019 tarihli celsede, davacıya, "yemin" teklif etme hakkı hatırlatılmıştır. Aynı celse de davacı vekili, yemin deliline dayandıklarını beyan etmiştir ve davalıya, dava konusu borcun olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediğine yönelik yemin teklif etmiştir.Davalı vekili, yemin teklifini kabul etmediklerini, yemini iade ettiklerini beyan etmiş, davacı vekili, yemin iadesini kabul ettiklerini beyan etmiş, davacı asil de borcun ödendiği konusunda yemin etmiştir. Davalı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, vekaletnamede yemini iade etmeye ve ayrıca yemin teklif etmeye özel yetkisi bulunduğu anlaşıldığından ayrıca yeminin iadesi konusunda asilin yazılı talimatı gerekmediğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. Sonuç olarak muhakeme safahatında davacı yanın iddiasını diğer delillerle ispatlayamaması nedeniyle dava dilekçesinde dayandığı yemin delili mahkememizce hatırlatılmış, davalı vekili ise yeminin iadesini talep etmiş, talebi doğrultusunda usuli işlemler yürütülerek davacı asilin yeminli beyanlarına başvurulmuştur. Davacının iade edilen yemini yapmış olması nedeniyle davasını kesin delil olan yemin delili ile ispatladığı vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ----- Esas ve ------ HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan DAVANIN KABULÜNE, 2-Davacının ----. İcra Müdürlüğü' ----- sayılı dosyasında mevcut lehtarı ------- keşidecisi ... olan, 27/03/2021 keşide tarihli, 09/04/2021 vade tarihli 50.500,00 TL bedelli bono bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.785,83 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 946,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.839,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 946,46 TL peşin harç toplamı 1.027,16 TL ile 1.110,50 TL (kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 2.137,66 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.