T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1150 Esas KARAR NO : 2026/36 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2024 NUMARASI : 2021/608 Esas, 2024/136 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1150 Esas KARAR NO : 2026/36 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2024 NUMARASI : 2021/608 Esas, 2024/136 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi .... A.Ş. olan ... ... Şubesi ... seri numaralı 33.750,00 TL bedelli 18.09.2021 vade tarihli çek (diğer 11 adet çekle birlikte) davacı şirket tarafından ... AŞ’ ye gönderilmek üzere ... Kargo ... Şubesine 30/07/2021 tarihinde teslim edildiğini, ancak çeklerin yer aldığı kargo gönderisinin 02/08/2021 tarihinde teslimat aracından çalındığının bildirildiğini, yaşanan hırsızlığa ilişkin şikayetçi ifade tutanağı gönderilerek firmaları tarafından hukuki işlemlerin başlatıldığı belirtildiğini, davacı şirketin rızası hilafına elinden çıkan çeklerin iptali için ihtiyati tedbir talebiyle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/635 Esas Numaralı dosya ile çekler hakkında dava açıldığını, anılan mahkemece 05/08/2021 tarihinde ... ... Şubesi ... çek matbu seri numaralı, ... hesap numaralı, 33.750,00 TL bedelli, ....09.2021 vade tarihli çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verildiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/70539 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, yetkisizlik kararı verilerek Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyası 2021/50798 soruşturma numarasına kayden işlem gördüğünü, ayrıca çalıntı çekleri elinde bulunduran davalı şirketin soruşturma dosyasına eklenmesine ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına da beyanda bulunulduğunu, davacı şirket tarafından ... ... . AŞ’ ye gönderilmek üzere cirolanan çek, kargoda kimliği bilinmeyen kişi/kişilerce çalındıktan sonra davacı ile hiçbir şekilde bilgisi ve ticari ilişkisi bulunmayan ...Ltd. Şti.'ye devredilmiş göründüğünü, ciro zincirini sırasıyla... ... ve ... A.Ş. devam ettirdiğini, 18/09/2021 tarihinde çekin ...Bank A.Ş. tarafndan “18.09.2021 tarihinde ibraz edilen bu çek T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/635 esas sayılı 12.08.2021 tarihli kararı ile keşideci şirketin yönetim organının eylem ve işlemlerinin komiser kurulunun onayına tabi tutulması ve komiser kurulunun onayının alınamaması nedeniyle işleme alınamamıştır” şeklinde arkası yazıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul 13. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, ödeme yasağının .../08/2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına rağmen ... A.Ş. tarafından meşru hamilin kim olduğu, çeke ödeme yasağının ne zaman ve neden konulduğu gibi önemli hususlar araştırılmaksızın devir alındığını ileri sürerek öncelikle teminatsız olarak aksi kanaatte olması uygun bir teminat kaşılığında icra takibinin durdurulmasını, bu mümkün olmadığı takdirde icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile ilgili çekin taraflarına iadesini, müvekkili şirketin söz konusu çekte hamil davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetle takip yapmış olması sebebiyle davaya konu alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin takip konusu çeke ilişkin alacağı usul ve yasaya uygun bir şekilde Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu, fatura tevsik edilerek ...-...'nden ciro yolu ile iktisap ettiğini, davalı şirketin dava konusu çeke ilişkin alacağı devralırken ...-...'ne ciro eden ...Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ile tevsik edildiğini, davalı şirket alacağı usul ve yasaya uygun olarak üstlenmiş olup alacaklı sıfatını kazandığını, iyiniyetli son meşru hamil olduğunu, davacıların mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının reddi gerektiğini, söz konusu çek vadesinde ve tutarında ödenmemiş olup; işbu çekin son yasal meşru hamili olan müvekkil tarafından takibe konulmasında ve çekte keşideci, lehtar ve cirantalar hakkında icra takibi yürütülmesinde usul ve yasaya aykırı hiçbir durum bulunmadığını, zira ödemeden men yasağına ilişkin tedbir kararı hasımsız olarak verildiğini, müvekkili ödemeden men yasağı kararı verilen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/635 Esas sayılı dosyasında görülen davaya taraf olmadığını, çekin uhdesinde iken çalındığı iddia edildiği kargo şirketinin ismi davacı tarafından belirtilmediğini, işbu dava kargo şirketine yöneltilmediği, Mahkemece kargo şirketine ihbarda bulunulması da davacı tarafından talep edilmediğini, davacı dava dilekçesinde çeki elinde bulundurduğu yani çekin hakimiyetlerinde olduğu esnada çekin kargoya verildiğini ve kargoda hırsızlandığını ileri sürdüğünü, ancak dava konusu çekin davacı şirketin ticari defterlerinde işlenip işlenmediği hususu belli olmadığını, çekte yetkili hamil olduğunu ileri süren şirketin ticari defterlerine işbu çeke ilişkin alacağın kaynağını ve alacağa dayanak çeki ticari defterlerinde kayıt altında tutma zorunluluğu olduğunu, çekin şüpheli alacaklarında kayıtlı olup olmadığı da belirsiz olduğunu, eksik harcın ikmali için davacı yana kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilmediği takdirde işbu davanın usulden reddini, davacı işbu davanın ikamesinde hukuki yararı bulunduğunu ispat edemediğinden, işbu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddini, verilen tedbir kararının kaldırılmasını, davanın esastan reddini, dava kötüniyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih ve 2021/608 Esas, 2024/136 Karar sayılı kararıyla;"...... şirketine kıymetli evrak üzerinde birden fazla ciro olması halinde tek tek bütün cirantalar hakkında istihbarat araştırması yapmak yükümlülüğü yüklenemez ise de kendisi ile faktoring ilişkisi kuran ve fatura ile kıymetli evrakı kendisine sunan fatura alacaklısı görünen ile fatura borçlusu hakkında araştırma yapması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 30/06/2020 tarih 2019/4611 Esas, 2020/3330 Esas sayılı kararı da aynı yöndedir. Nitekim davalı faktoring şirketi, çok basit şekilde senet borçlusu olarak görünen davacılara ulaşabilecek, çekin teyidini sağlayabilecek ve bu yolla çekin kayıp olduğunu öğrenebilecekken bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirketin cirosunun şirkete ait olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğundan davalıya borçlu olmadığına karar verilmiş, bunun yanında davalının yetkili hamil olmaması ortaya çıktığından davacının davasının kabulüne, dava konusu çekin istirdatına, davalının ise kötü niyeti ispatlanamadığından davacının bu isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile; Davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında ve buna dayanak 18/09/2021 keşide tarihli 33.750,00TL bedelli, ... nolu çek nedeni ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı adına başlatılan takibin iptaline, davaya konu mezkur çekin istirdatı ile davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 2-)Davalının kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; icra dosyasının infazen kapatılması nedeniyle mezkur davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekte iken esasa girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davaya konu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olup iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, davacı tarafından çeklerin çalındığı iddiasının muhatap bankaya bildirilmediğini, savcılıktan tedbir kararı da alınmadığını, davacı tarafından ihtiyatlı davranılmadığını, davalı müvekkilinin usul ve yasaya uygun olarak iktisap ettiği çeke yönelik olarak öne sürülen çalıntı iddialarını bilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin çekin iktisabında iyi niyetli olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit olunduğunu, müvekkilinin cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, çekin davacı şirketin ticari defterlerinde şüpheli alacak olarak kaydedilmediğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, ciranta imzasının sahteliği iddiasının imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı cirantanın borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, ödeme yasağı kararının hasımsız verildiğini, davaya konu çekin ; ... kargo ve kurye gönderileri hakkında yönetmelik ' in m. 39 kapsamında yasaklı maddelerden sayıldığı göz önüne alındığında dahi huzurdaki davanın reddi gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davaya konu icra takip dosyası borcu dava dışı lehtar ... ... Şti. tarafından icra dosyasına ödenip icra dosyası infazen kapatıldığından ve çek aslı takip başlangıcında icra müdürlüğü kasasına teslim edilip ancak dosya borcunu ödeyen lehtar ... ... Şti 'ne iade edilebileceğinden ; davacı kendi ödemediği çek bedelinin istirdatını talep edemeyeceğinden ve bilirkişi raporunda davacı tarafından çekin çalıntı olduğuna dair iddialarını bildirmediği tespit edildiğinden ; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, aksi kanaatte ise ;aksi halde davanın reddine, davacı tarafa %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf edilmiştir. Uyuşmazlığa konu çek suretinden; Davacının çekte lehtardan sonra gelen ciranta olarak yer aldığı, davacıdan sonra.... Şti. , ... cirolarının bulunduğu ve davalı tarafından çekin bankaya ibraz edildiği, banka tarafından keşideci şirket yönetim ve işlemelerinin kayyum onayına tabi olduğu ve onayın alınamaması nedeniyle işlem yapılamadığına dair çek arkasına şerh düşüldüğü görülmüştür. Kişisel def’î bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkilidir. Kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp, sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde çekteki davacı cirosunda yer alan imza inkar edilmemiş, çekin kargoda kaybolduğu ve ciro zincirinde davacıdan sonra yer alan cirantalar ile ticari ilişkilerinin bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu iddia etmiştir. 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Faktoring işlemi müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafı bulunur. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 Sayılı Yasanın 9/2. ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre üçlü ilişki dışında kalan borçlu, önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak düzgün ciro silsilesi ile devralmış ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesi ve anılan Kanun hükmünün yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmiş olan faktoring şirketine karşı ileri süremeyecektir. Dosya incelendiğinde; davaya ve icra takibine konu edilen çekin Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı ... A.Ş. tarafından sözleşme yaptığı dava dışı ...’dan alındığı, davalının çeki bankaya ibraz eden son hamil olduğu, davacının ise çekte ciranta oldukları, davalı Faktoring Şirketi ile davacılar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi davacının üçlü faktöring ilişkisine de dahil olmadığı, davalının faktoring sözleşmesini, çek dayanağı faturayı ve çek teslim bordrosunu dosyaya sunduğu, çekle ilgili ödemeden men kararının davalının çeki teslim aldığı tarihten sonra verildiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı şirketin çalındığı beyan edilen çekler için bankanın ilgili şubesine çeklerin çalındığını bildirdiğine dair bir bilgi veya belge sunmadığı, bildirim yapılmamış olmasından dolayı, davalı firmanın keşideci şubesinden kayıp veya çalıntı bildirimini sorması durumunda dahi sonuca tesir etmeyeceğinin belirtildiği, davalının kötüniyetli olmadığının mahkeme gerekçesinde de açıklandığı anlaşılmıştır. Sunulu deliller ile, davalının "çeki iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket ettiğine, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğuna" dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, kişisel def'i mahiyetinde bedelsizlik iddiasının davalıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmakta olup, davalının faktoring sözleşmesi kapsamında devraldığı alacağa ilişkin faturayla ilgili yeterli araştırma yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesi yerinde değildir. Nitekim davacı tarafından dava dilekçesinde de bildirdiği, huzurdaki davaya konu çek ile birlikte kargoya teslim edilen diğer bir çeke ilişkin olarak yapılan yargılamada da Dairemiz'in 2023/1885E. 2025/913 K. Sayılı kararında aynı gerekçelere yer verilmiştir. Ancak kabule göre de; Davacı tarafından imza inkarında bulunulmamış ve yargılamada bu hususta bir inceleme yapılmamasına karşın, "çekteki davacı cirosunun davacıya ait olmadığı" şeklinde gerekçeye yer verilmesi hatalı olduğu gibi, açılan menfi tespit davasında takibin iptaline şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir. Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılma gerekçelerine göre sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, ispatlanamayan davanın reddine, ilk derece mahkemesince İİK 72/3. Madde kapsamında tedbir ara kararı verildiği görülmüş ise de davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi çek bedelinin dava dışı çek lehtarı tarafından ödendiği görülmekle davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih, 2021/608 Esas, 2024/136 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Davanın REDDİNE, -Yasal koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-İlk Derece Yargılaması Yönünden; -Alınması gereken 2.305,46TL harçtan, peşin alınan 576,37TL harcın mahsubu ile bakiye 1.729,09TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -İstinaf talebi Kısmen Kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, - İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 440TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.609,40TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/01/2026