Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, 1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, davalı tarafın icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvek
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların davacıdan veresiye petrol aldıklarını, aldıkları petrol karşılığında davacı şirkete dava dışı ... Ltd. Şti.' nin iki adet her biri 33.000,00 TL miktarında toplam 66.000,00 TL tutarında bonoları keşide ettiğini, bonoların vadelerinde ödenmemesi üzerine Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11250 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini şirketin yöneticileri olan davalıların şirket borcunu ödemediklerini, borçlu şirketin Ankara'daki adresine haciz için gidildiğinde, yöneticilerin şirketi İstanbul'a kaçırdıklarının öğrendiklerini, İstanbul 32. İcra Müdürlüğü talimat icrası sıfatı ile borçlu şirketin adresine gidildiğini, adresin devamlı kapalı olduğunun öğrenildiğini, çilingir ile adresteki kapının açıldığını, bir masa ve birkaç sandalyeden başka hacze yeter menkul bulunamadığını, borçlu şirketin banka hesaplarının arandığını ancak bulunmadığını, borçlu şirketin araçlarının sorulduğunu, Ankara İl Trafik Müdürlüğünün bildirdiği araçların davalı .... A.Ş.ne ve 4.cü şahıslara ait olduğu saptanarak kayden yapılan hacizlerin fekkedildiğini, borçlu şirket adına kayıtlı 2009 model kamyonet bulunduğunu, ancak kamyonetin üzerinde, borçlu şirkette çalışan tazminatları ödenmeyen işçinin yüklü bir haczi ile karşılaşıldığını, borçlu şirketin adına kaydı plakası olan, kendilerinde bulunmayan fiilen de mevcut bulunmayan, gayri faal, 20 - 25 yaşlarındaki plakalarda hacizlerin olduğunun tespit edildiğini, borçlu şirketin ve bu şirketi yöneten davalıların hile dolu, ticari ahlak ve doğrulukla hiç bağdaşmayan fiil ve davranışlarından başka, haczi kabil malı bulunamadığını, borçlu şirket yöneticileri olan davalılar hakkında, Ankara 4. İcra Ceza Mahkemesinde 2012/204 E. numaralı dosya ile borçlu şirketin mal varlıklarını alacaklılardan kaçırdıkları iddiası ile İ.İ.Kanunun 331. Maddesi hükmüne göre müşteki sıfatı ile şikayette bulunduklarını, 30.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı yöneticilerin şirketin aktifindeki parayı alacaklılarına ödemediğinin tespit edildiğini, aynı raporda borçlu şirketin .... A.Ş.'den 29.12.2011 tarihi itibari ile 1.058.266,78 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu alacağın 29.12.2011 tarih 279 yevmiye maddesinde yapılan kayıt ile "uzun vadeli senetli borçlar hesabına" aktarıldığının belirtildiğini, aynı raporda şirketin 2011 yılında, 2010 yılında kalan alacaklarını tahsil ederek, satıcılar hesabına olan borcunu ödemek yerine banka kredisi 55.746,34 TL ile davalı yöneticilere borç olan 1.002.777,46 TL tutarındaki borçlarını kapattıklarının tespit edildiğini, yeminli mali müşavir tarafından hazırlanan 08.12.2014 tarihli raporda ise; şirketin ticari defterlerin kapanış maddesine göre noter tasdiklerinin olmadığını, kayıtlarının düzenli olmadığının tespit edildiğini, borçlu şirketin .... A.Ş.'inden 1.058.266,78 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın gerçekliğinin bilinemediğini, kayıtların fiktif olarak yani kaydi ödemeler şeklinde yapılarak 29.12.2011 tarihi itibariyle 279 yevmiye maddesinde yapılan kayıt 320 satıcılar hesabından 421 Uzun Vadeli borç senetleri hesabına aktarıldığının, borçlu bilançosunu mahkemeye sunmaktan kaçındığını, Kurumlar Vergisi Beyannamesi dikkate alınarak yaptığı incelemede; 2011 yılında şirketin mevcutlarının ve alacaklarının toplamının 3.706.350,89 TL olduğunu, bu tutardan 1.300.632,38 TL olan şirket borcu düşüldükten sonra 2.405.718,51 TL mevcut ve alacaklarının bulunduğunu, halbuki şirketin borçlu olması sebebiyle ve borçlarını bir an önce ödenmesi ve ortakların şirketi bu durumdan kurtarmak için sermaye artırımında bulunması gerekirken, ortaklar borçlarını ödemek yerine kayıtlardaki yazılı alacakları öncelikle kendilerine ödemek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadıklarının tespit edildiğini, davalı ... A.Ş. ile bu şirketten alacaklı olan .... Ltd. şti. arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, davalı şahısların her iki şirketin yöneticileri ve kendi aile şirketleri olduğunu, davalılar her iki aile şirketinden borçlu olan .... Ltd. Şti.nin öz varlığını, yani 2011 yılında aktifindeki mevcudunu ve alacaklarını; şirketin borçlarını ödemeden, öncelikle 1.002.777,46 TL'sını şahsen şirketten tahsil ederek, yönetici oldukları borçlu şirketin 1.058.266,78 TL'sını da sahibi ve yöneticileri bulundukları .... A.Ş.'ne kaçırıp "uzun vadeli borç" şeklinde uydurup, usulsüz muhasebe kaydı yaparak TTK ve VUK emrettiği muhasebe düzenine aykırı davranarak kendilerine haksız menfaat sağlayıp, alacaklılara zarar verdiğini, davalı şirket ortaklarını şirketin parasını çaldıklarını, borçlu şirket .... Ltd. Şti. ortakları, şirketin sermayesini 12.03.2010 tarihinde 1.750.000 TL'den 2.500.000 TL'ye yükselteceklerini, 750.000,00 TL artırılan sermayeyi de 31.12.2012 tarihine kadar tamamını ödeyeceklerini vaat ve taahhüt ettiklerini, bu taahhüde göre davalıların 2011 yılında şirketin aktifinden para çekme haklarının da bulunmadığını iddia ederek Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11250 Sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla, kasıtlı biçimde alacaklı şirkete zarar veren davalılardan 66.781,15 TL tazminat ve alacağın 04.11.2011 tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.