10. Hukuk Dairesi 2020/2543 E. , 2021/7010 K. "" Mahkemesi : ... 1. İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen ka…
**10. Hukuk Dairesi 2020/2543 E. , 2021/7010 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... 1. İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı, 21/06/2004-23/08/2014 tarihleri arasında, kadar hizmet akdi ile davalılar nezdinde çocuk bakım ve ev hizmetlerinde kesintisiz çalıştığını belirterek bu sürelerin tespitini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi; davacı ile davalı arasında esasen geçerli bir iş ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının, müvekkillere ait eve haftanın en fazla 2 günü gelerek temizlik işleri yaptığını, işin bitiminde de ortalama 75,00-TL civarında ücret aldığını ancak davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku anlamında “iş ilişkisi” olarak kabul edilebilecek sürekli ve düzenli bir ilişki olmadığını, müvekkilinin evinde temizlik ihtiyacı olduğu zamanlarda kendisine haber verilerek gelmesi istendiğini ve geldiği gün de ücretinin kendisine ödendiğini, davacının müvekkiline ait eve haftalarca hiç gelmediği de olduğunu, davacının, hukuki tespitler göz önüne alınmadan, varsayıma ve yoruma dayalı rapor esas alınarak, itirazlarının değerlendirilmeden ve kurgusal tanık beyanları doğrultusunda verilen yerel Mahkeme kararının temyiz edildiğini ve dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının tarafından talep edilen taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında sigortalı sayılması imkansız olduğunu, davacının sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.