8. Hukuk Dairesi 2022/8036 E. , 2024/4706 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılarda…
**8. Hukuk Dairesi 2022/8036 E. , 2024/4706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin dava değeri itibariyle reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 87 parsel sayılı 1.182,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 121 ada 87 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/78 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile "bilirkişi raporlarının dayanağı olan memleket haritalarında taşınmazın niteliğini belirlemeye yarar olan lejant görünmeyecek şekilde gösterildiği, ayrıca taşınmazı gösterir fotogrametrik pafta getirtilmediği ve çekişmeli taşınmazın kullanım sınırlarının bu paftada belirli olup olmadığının da araştırılmadığı, öte yandan jeodezi bilirkişinin raporunda 1972 ve 2006 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda ağaçlar göründüğünün belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ağaçlardan bahsedilmediği bu manada orman ve jeodezi bilirkişi raporlarının çeliştiği halde çelişkinin giderilmediği, yetersiz ve birbiriyle çelişen bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemezyeceği, öte yandan mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarının taşınmazı kullanım süresi yönünden birbiriyle çeliştiği halde bu çelişkilerin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmediği, davalının taşınmazı kazanabilmesi için tespit yılı olan 2016 yılından önce 20 yıl ekonomik amaca uygun zilyet olması gerektiği halde davalının taşınmazda hangi yıldan beri zilyet olduğunun açık bir şekilde belirlenmediği, davalı açısından edinme koşulları oluşup oluşmadığının değerlendirilmediği" gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "her ne kadar ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 15.12.2021 havale tarihli raporda; taşınmaz üzerinde on yaşlarında şeftali ağaçlarının bulunduğu, emek ve masraf yapılarak kırk kırk beş yıl öncesinde imar ve ihya çalışmalarının tamamlandığı tespitlerine yer verilmişse de diğer bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca, davalının eşinin dava konusu taşınmazı sulama kanalının yapılması ile meyve bahçesi olarak kullanmaya başladığı, taşınmazın öncesinde çalılık, taşlık, boş arazi olduğu, taşınmazda meyve bahçesi öncesinde tarımsal faaliyette bulunulmadığı, sulama kanalının 2001 yılında faaliyete geçtiği, dava konusu taşınmazdaki ağaçların 2001 yılı sonrasında dikildiği, kadastro çalışmalarının 2015 yılında yapıldığı, keşif tarihi itibariyle ağaçların yaşının 10 olması sebebi ile 2015 yılı itibariyle ağaçların beş yaşlarında olduğunun kabulünün gerektiği, ağaçlar dikilmeden önce tarla olarak kullanıldığına dair hava fotoğrafı tarihinin 2006 olması birlikte değerlendirildiğinde davalının zilyetlik süresinin yirmi yıldan az olduğu, ziraat mühendisi raporunu destekleyen hava fotoğrafı, delil bulunmadığından rapora itibar edilmeyerek hava fotoğrafları ile beyanlar hükme esas alınarak davalı lehine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 inci maddesindeki şartların oluşmadığı" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tutanak tanıklarının beyanlarında, davalıların 2001 yılında sulama kanalı yapıldıktan sonra öncesi çalılık olup, köylünün hayvan otlattığı alanı temizlemek sureti ile ağaç diktiğinin anlaşılmasına göre, davalıların taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar en az 20 yıla ulaşan ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.