Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5837 E. , 2025/1409 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5837 Karar No : 2025/1409 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 375 sayıl…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5837 E. , 2025/1409 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5837 Karar No : 2025/1409 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi statüsünde özel güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, özel güvenlik kimlik kartının iptal edildiğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sürekli işçi kadrolarında güvenlik görevlisi olarak istihdam edilenlerin 5018 sayılı Kanun'a tabi olmaya devam edeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda istihdam edilen davacının da güvenlik görevlisi olarak çalışabilmesi için özel güvenlik kimlik kartına ve çalışma iznine sahip olmasının gerektiği, sürekli işçi statüsünde bulunanların, bu statüde çalışmaya devam edebilmeleri için anılan statüye girerken gerekli olan şartları taşımalarının zorunlu ve gerekli olduğu dikkate alındığında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "cinsel taciz" suçundan 75 gün adli para cezası ile cezalandırılan davacının, güvenlik görevlisi olma şartını ve dolayısıyla sürekli işçi statüsünde istihdam edilme şartını kaybettiği anlaşıldığından, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sürekli işçi olarak başka bir kadroda çalıştırılma imkanı varken iş akdinin doğrudan feshedildiği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın görüm ve çözümünün İş Mahkemesince yapılması gerektiğinden, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilen istinaf talebinin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Samsun Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünde sürekli işçi kadrosunda güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, Samsun Valiliği İl Özel Güvenlik Değerlendirme Komisyonunu kararıyla özel güvenlik kimlik kartının ve çalışma izninin iptal edildiğinin Samsun İl Emniyet Müdürlüğünün 28/05/2019 tarihli yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Samsun İl Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine davalı idarece dava konusu işlem ile davacının sözleşmesi feshedilmiş, bunun üzerine, davacı tarafından açılan işe iade davasında ... İş Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla idari yargının görevli olması nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmesi üzerine de temyizen incelenen işbu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı 4. maddesinde; "Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. (...) D) İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ''İdari dava türleri ve idari dava yetkisinin sınırı'' başlıklı 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sayılmış; ''Dilekçeler üzerine ilk inceleme'' başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; dava dilekçelerinin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; 14. maddenin 3. fıkrasının (a) bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde, "İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." hükmüne yer verilmiştir. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un, “Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları” başlıklı 19. maddesinde, “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlanmış olup, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin de geniş anlamda kamu görevlisi oldukları hususu içtihatlarla kabul edilmekle birlikte, bunlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukuku dışında kalan istihdam şekli benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel bir yasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur. Uyuşmazlıkta, davalı idare ile davacı arasındaki hukuki ilişki İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığından, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu açıktır. Davacı hakkında davalı idare tarafından iş akdinin feshine dayanak gösterilen özel güvenlik kimlik kartının iptali ve buna ilişkin işlemin idari yargı yerince denetlenmesi hususu iş akdinin feshi ile işe iade isteminin özel hukuk niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayan personel hakkındaki tüm işlemlerin idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğurur. Bu durumda, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemelerinin görevli kılınmış olması, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan işbu davanın da görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/04/2024 tarih ve E:2023/563, K:2024/128 sayılı kararıyla davanın çözümümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu itibarla, uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerine ait olduğundan, İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddi yönünde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.