2. Hukuk Dairesi 2025/6660 E. , 2026/2136 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1125 E., 2025/2024 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar, kadın lehine kabul edilen tazminatlar, velayet ile erkek aleyhine hükm…
2. Hukuk Dairesi 2025/6660 E. , 2026/2136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1125 E., 2025/2024 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar, kadın lehine kabul edilen tazminatlar, velayet ile erkek aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin kaldırma kararı öncesinde birinci kararında erkeğe, ''kadına hakaret ve küfür içerikli sözler söylediği'' kusurunun yüklenmediğinin, İlk Derece Mahkemesince verilen 24.12.2019 tarihli ilk kararın yalnızca davalı erkek tarafından istinaf edildiğinin, kadının istinaf talebi bulunmadığından kusur yönünden istinaf eden erkek yararına usulü kazanılmış hak olgusunun gözetilmesi gerektiğinin, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin kaldırma kararı sonrası ikinci kararı ile erkeğe yüklenen ''kadına hakaret ve küfür içerikli sözler söylediği'' kusurunun yüklenilemeyeceğinin, belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararı ile erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 400,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, kararın davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası 27.02.2024 tarihli kararı ile erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL, davalı kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesine üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı erkek vekili tarafından yukarıda belirtilen yönlerden temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından önce verilen ilk 24.12.2019 tarihli kararında, ortak çocuk yararına aylık 400,00 TL, davacı kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, bu ilk karara karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından ilk karar ile verilen iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları kadın tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup, erkek yararına oluşan bu usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin, kaldırma kararından sonra, İlk Derece Mahkemesince ikinci kararı ile ortak çocuk ve kadın yararına hüküm altına alınan iştirak ve yoksulluk nafakası miktarını erkek aleyhine olacak şekilde aylık 1.000,00'er TL olarak arttırması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı erkek vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı erkek vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nin 27.02.2024 tarihli kararının hüküm fıkrasının 8 inci ve 9 uncu bentlerinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine 8 inci bent olarak "8-Mahkememizin kaldırma kararı öncesi 2017/538 Esas sayılı dosyasının 08.11.2017 tarihli ara kararı ile müşterek çocuk lehine hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra aylık 400,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine'', yerine 9 uncu bent olarak "9-Mahkememizin kaldırma kararı öncesi 2017/538 Esas sayılı dosyasının 24.05.2018 tarihli duruşmasının (6) numaralı ara kararı ile davacı kadın lehine hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine'', ibaresinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.