Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'e ait ...Şubesi tarafından verilen çek karnesi 16/01/2017 tarihinde aracından çalındığını ve buna ilişkin ilgili kolluk birimine müracaatta bulunulduğunu, söz konusu çalınan çek karnesinde mevcut çeklerden ...numaralı çek kötü niyetli kişiler tarafından doldurulmak ve müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle piyasaya sürüldüğünü ve davalı tarafça İst. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile haksız bir şekilde takibe konulduğu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankadan kredi Kullanmış bulunan "..." nin 06.06.2013 tarihinden önce, iki ortağından biri olduğunu, şirketteki hissesini bu tarihte diğer ortak ve dosya borçlularından olan ...'a devrettiğini, müvekkilinin ortaklığı devam ederken ortağı bulunduğu şirketin davalı bankadan, bankanın şirkete tanıdığı limite kadar değişik zamanlarda kredi kullandığı, kullandığı kredilerin karşılığını da ödemiş ve yeniden kredi kullandığını, Müvekkilinin, şirket hissesini devrettiği tarihte ise şirketin, davalı bankaya kullanılan kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin hissesini devralan diğer ortak ..., devir tarihinden sonra bir yandan aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak yeniden kredi kullanmaya devam ederken diğer yandan kendi ve şirket üzerindeki tüm malların elden çıkarıldığını, müvekkilinin evli olduğunu, kredi sözleşmesini imzalarken eşinin rızasını almadığını, Müvekkilinin kefaleti, eşinin rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu, Kefaleti geçersiz kredi sözleşmesine dayalı ve sözleşmenin teminatı olan takip konusu bonodaki kefaletinin de geçersiz olduğunu, dava konusu yaptıkları İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu olan belge ise müvekkilinin ortağı olduğu şirketin, davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmesinin "teminatı" olarak davalı bankaya verildiğini, Müvekkilinin kefaleti geçersiz olduğundan takip konusu bono da geçersiz olduğunu, dava konusu bononun vade ve tutarı bononun düzenleme tarihinde belirlenmediğini, geçersiz kefalete dayalı bono ile talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu şekilde kambiyo takibi yapılmasının da yasaya aykırı olduğunu, bononun da lehtarda kaldığını, Takibin müvekkili açısından iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davalı bankaya müvekkilinin, ...Noterliğinin 17 Nisan 2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek anılan ihtarnamede sözleşmeden döndüğünü karşı tarafa bildirdiğini, karşı tarafin ise müvekkiline 16 Nisan 2015 tarih ve 10916 yevmiye sayılı ihtarname göndererek 14.04.2015 tarih itibarı ile kredileri kat ettiğini bildirir ihtarname gönderdiğini, anılan ihtarnamede toplam 88.413,7 TL alacak talebinde bulunulduğunu, davalı bankanın kat ihtarnamesine müvekkilinin yine ... Noterliğinin 21 Nisan 2015 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesini gönderdiğini, ödemenin yapılmaması üzerine davalı banka boş olarak aldığı bonoyu 400.000,00 TL doldurarak ve üzerine 21.04.2015 ödeme tarihi yazarak 90.539,31 TL üzerinden takibe geçtiğini, bononun vade tarihi hesap kat tarihinden birkaç gün sonra olduğunu, bononun boş olarak tanzim edildiğini, kredi sözleşmesinin imzalandığını ve bononun düzenleme tarihi olan 27.02.2013 tarihinde kredi sözleşmesinin borçlusu...Şti.nin bu tarihte davalı bankaya 400.000,00 TL borcunun olmadığı ile sabit olduğunu, Yine vade tarihinin de sonradan doldurulduğu, düzenleme tarihinde asıl kredi borçlusunun mütemerrit duruma düşüp düşmeyeceğinin bilinememesinden ya da düşecekse ne zaman düşeceğinin yine düzenleme tarihinde belli olamayacağından ortada olduğunu, Mütemerrit olduktan sonra buna uygun doldurulduğunu, Kredi borçlusunun ödeme bakımından mütemerrit duruma düşmesi bononun vade tarihine çok yakın olduğunu, bu husus bile bononun vadesinin sonradan doldurulduğunun kanıtı olduğunu, Vade tarihi hesap kat edildikten sonra yazıldığını, teminat senedine dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacağı malumun ilanı olup Bu yönde Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin sayısız kararları mevcut olduğunu, davalı tarafın teminat senedi alması ve işleme koyması aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili aleyhine başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.