Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3233 E. , 2024/1029 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3233 Karar No : 2024/1029 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Polis Akademisi Başkanlığı'nda öğretim görevlisi …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3233 E. , 2024/1029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3233 Karar No : 2024/1029 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Polis Akademisi Başkanlığı'nda öğretim görevlisi olan davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... işlemin iptali ile mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; gerek davacının sanık vekilliğini üstlendiği bir dava sürecinde yapmış olduğu toplumda infiale yol açan açıklamaları ve bu açıklamalar nedeniyle görev yaptığı kurumun kurumsal kimliğinin ve itibarının zarar görecek olması, gerekse kendisinin yaklaşık son üç akademik dönem süresince Akademi bünyesinde hiçbir öğretim faaliyetine katılmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, hizmetine ihtiyaç duyulmadığı açık olan davacının, Polis Akademisi Başkanlığı'ndaki görevine son verilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu'nun 25/b maddesi kapsamında Emniyet Genel Müdürünün teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile Polis Akademisi Başkanlığına kadrolu öğretim elemanı olarak atanmak suretiyle görev yapan bir öğretim üyesi olduğu, anılan Kanunun 11/f maddesinde yer verilen özel düzenlemede de; gerekli gördüğü hallerde akademide görevli öğretim elemanlarının görevlerine son verilmesi hususunda Genel Müdürlüğe teklifte bulunmak yönünden Akademi Başkanına yetki tanındığı, bu yetkinin anılan Kanunda münhasıran düzenlendiği ve söz konusu yetkinin kullanımı hususunda "Öğretim elemanlarının hak ve yükümlülükleri" başlığını taşıyan 25. maddesinde yer verilen kadrolu öğretim elemanları ve öğretim görevlisi olarak görevlendirilen meslek mensupları (öğretim elemanı) arasında herhangi bir ayrım da gözetilmediği, dolayısıyla davacının statüsü ve mevcut durumu itibariyle özel kanun niteliğindeki 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu hükmümlerine tabi olduğu ve ancak anılan kanunda hüküm bulunmaması durumunda genel nitelikli kanun hükümlerinin kendisine uygulanabileceği, bu durumda "Akademide görevli öğretim elemanlarının Akademideki görevlerine son verilmesi" hususunun 4652 sayılı Kanunda münhasıran düzenlenmesi karşısında, davacının atanma şekli ve yetkide paralellik ilkesi de dikkate alındığında, Polis Akademisi Başkanlığının ilgili akademik birimlerinin görüşü ve teklifi doğrultusunda Emniyet Genel Müdürünün teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile Polis Akademisi Başkanlığındaki görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacının bu hususa ilişkin aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiş olup, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı ve gerekçesinde de herhangi bir hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, istinaf başvurusunun yer verilen gerekçe eklenmek süretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davada uygulanması gereken kanun ve mevzuat hükümlerinin hiçe sayıldığı, idari işlemin hiçbir kanun maddesine dayanmadığı, dolayısıyla sebep unsuru bakımından açıkça hukuka aykırı olduğu, zira, öncelikle gerek 657 sayılı kanunda, gerek Yükseköğretim Kanununda, gerekse de Emniyet Teşkilatı Kanununda "görevin sonlandırılması" başlığı altında herhangi bir düzenleme bulunmadığı, 4652 sayılı Kanunun 25/b maddesi çerçevesinde İçişleri Bakanının kadrolu öğretim üyesinin görevini sonlandırma yetkisinin bulunmadığı, savunması alınmadan ve disiplin soruşturması yapılmadan söz konusu işlemin tesis edildiği, anılan işlemin genel düzenleyici bir işlem değil, bireysel bir işlem olduğu ve usulde paralellik ilkesine tabi olmadığı,her eğitim yılı başında Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde okutulması istenilen ders önerilerin öğretim üyeleri tarafından Enstitüye bildirildiği, davacının gerek yüksek lisans, gerekse doktora programında açılmasını istediği birçok dersi (Delil Hukuku, Dijital Delil Hukuku, Ceza Hukukunun Temel İlkeleri, Devlet Güvenliği Aleyhine Suçlar, Bilişim Suçları gibi) Enstitü yönetimine bildirdiği, bunlardan açılmasına karar verilen derslerin, davacı tarafından verildiği, bir dersin açılması, virüs salgını nedeniyle eğitime ara verilmesi gibi idari işlemlerin sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının 04/11/2019 tarihli Twitter paylaşımında Polis Akademisi Başkanlığında görevli olması ile müdafiiliği arasında bağ kurarak Polis Akademisinin kurumsal kimliğini kullanmasının idarenin itibarına zarar verdiğinin somut delili olduğu, atamaya yetkili makam tarafından görevin sonlandırılması şeklinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X- Dava, Polis Akademisi Başkanlığı'nda öğretim görevlisi olan davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin... tarih ve ... işlemin iptali ile mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır. 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin s) bendinde; " Öğretim Elemanları: Akademi, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, enstitü, polis meslek eğitim merkezi müdürlükleri ve polis meslek yüksek okullarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlilerini, ş) bendinde ise "Öğretim Üyeleri: Akademi, fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında devamlı veya geçici olarak görevlendirilen Türk ya da yabancı uyruklu veya emniyet hizmetleri sınıfından profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi" hükmüne, "Başkan ve dekanın görev, yetki ve sorumlulukları başlıklı 11. maddesinde; Akademi Başkanı; a) Öğrencilerin 3 üncü maddede belirtilen ana ilkeler doğrultusunda ve polislik mesleğinin gerektirdiği disiplin anlayışı içerisinde yetiştirilip yetiştirilmediği konusunda dekanı denetlemek, b) Öğretim bölümleri ile yönetim birimleri arasında düzenli çalışmayı sağlamak ve Akademinin tüm yönetim işlerini yürütmek, c) Akademi birimleri ve öğretim elemanları dahil her düzeydeki personel üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak, d) Her eğitim-öğretim yılı sonunda Akademinin eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetleri hakkında dekandan aldığı rapora, varsa görüşlerini de eklemek suretiyle Genel Müdürlüğe vermek, e) Akademinin, fakültenin, enstitünün ve polis meslek yüksek okullarının yatırım programlarını ve bütçe tekliflerini, kadro ihtiyaçlarını Genel Müdürlüğe bildirmek ve verilecek emirler doğrultusunda uygulamak, f) Gerekli gördüğü hallerde Akademide görevli öğretim elemanlarının Akademideki görevlerine son verilmesi veya görev yerlerinin değiştirilmesi hususunda Genel Müdürlüğe teklifte bulunmak" hükmüne, "Öğretim elemanlarının hak ve yükümlülükleri" başlığını taşıyan 25. maddesinde; "Öğretim elemanlarının hak ve yükümlülükleri statülerine göre şu şekilde açıklanmıştır: a) Öğretim görevlisi olarak görevlendirilen meslek mensupları: Rütbelerine göre emsalleri için Emniyet Teşkilâtı mevzuatında belirlenen hak ve yükümlülükler bunlar hakkında da uygulanır. Bunlar, il emniyet teşkilâtında görevli emsallerine verilen her türlü yan ödeme, tazminat ve fazla çalışma karşılıkları ile başka bir ad altında yapılan ödeme ve haklardan aynen yararlanırlar. Bu personel, Genel Müdürlüğün izni ile bilimsel ve meslekî konularda yayın yapabilir ve bu nitelikteki toplantılara katılabilir, tebliğ sunabilir, yayın organlarına ideolojik, yıkıcı ve bölücü nitelikte olmayan yazı yazabilirler. b) Kadrolu öğretim elemanları: Bu grupta yer alan öğretim elemanları Genel Müdürün teklifi, Bakanın onayı ile atanır. Bunların görev süreleri, her türlü özlük hakları, akademik unvanlarının yükselmesi ve korunması, emeklilikleri ve izinleri konusunda 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu hükümleri, bunlar dışında kalan diğer konularda 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu hükümleri uygulanır. Emniyet Teşkilâtındaki eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı personeline yapılan ek ödemeler bu grupta yer alan personele de aynen verilir." hükmüne yer verilmiştir. 4652 sayılı Kanun'un 25. maddesinin "Kadrolu Öğretim Elemanları" başlıklı (b) bendinde "Bu grupta yer alan öğretim elemanları Genel Müdürün teklifi, Bakanın onayı ile atanır. Bunların görev süreleri, her türlü özlük hakları, akademik unvanlarının yükselmesi ve korunması, emeklilikleri ve izinleri konusunda 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu hükümleri, bunlar dışında kalan diğer konularda 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu hükümleri uygulanır...." kuralı getirilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının, Bakanlık işlemiyle akademik kadroda Polis Akademisi Başkanlığı emrine atamasının yapıldığı, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü'nde profesör doktor akademik unvanı ile öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken, bu görevi ile birlikte aynı anda yürüttüğü serbest avukatlık faaliyeti çerçevesinde sanık vekilliğini üstlendiği bir dava sürecinde yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında medyada çıkan haberler ve bu haberler üzerine kendisi tarafından kamuoyuna yapılan açıklamaların toplumda infial uyandırmasının yanında, Polis Akademisinin kurumsal kimliği ve itibarına zarar verici mahiyette olduğu; ayrıca kendisinin yaklaşık son üç akademik dönem süresince Akademi bünyesinde hiçbir öğretim faaliyetine katılmadığı da dikkate alındığında, artık hizmetine ihtiyaç bulunmadığı mütalaa edilerek tesis edilen 27/02/2020 tarih ve 31199 sayılı işlem ile davacının Polis Akademisi Başkanlığı'ndaki görevine son verildiği anlaşılmaktadır. 4652 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, Akademide görevli öğretim elemanlarının Akademideki görevine son verilmesi konusunda Akademi Başkanına teklifte bulunma görev ve yetkisi verilmiş ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, davacının görevine son verilmesine neden olan yürüttüğü serbest avukatlık faaliyeti çerçevesinde sanık vekilliğini üstlendiği bir dava sürecinde yaptığı açıklamalar nedeniyle, Polis Akademisinin kurumsal kimliği ve itibarına zarar verdiği, ayrıca son üç akademik dönem süresince Akademi bünyesinde hiçbir öğretim faaliyetine katılmadığı iddiaları ile ilgili olarak yapılacak bir disiplin soruşturması sonucu elde edilen bilgi ve belgelere göre işlem tesis edilmesi gerekir iken, bu usule uyulmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.