Başvuru, depremde konutların yıkılması üzerine kamu makamlarının kusurlarından dolayı açılan tam yargı davasında idarelerin kusur oranlarının düşük belirlenmesi ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz görülmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının, reddedilen kısım üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; depremde konutların yıkılması üzerine kamu makamlarının kusurlarından dolayı açılan tam yargı davasında idarelerin kusur oranlarının düşük belirlenmesi ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz görülmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının, reddedilen kısım üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1943 doğumlu olup Ankara'da ikamet etmektedir.A. Bireysel Başvurudan Önceki Gelişmeler Başvurucuya ait Yalova ili Çiftlikköy ilçesi "Aydın 5 Sahil Sitesi A Blok No:18 ve D Blok No: 24" adreslerinde bulunan iki adet taşınmaz, 17/8/1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılmıştır. Başvurucu 16/8/2000 tarihinde Yalova Belediye Başkanlığı (Belediye) ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığına (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tazminat ödenmesi istemiyle başvurmuştur. Talebin reddi üzerine başvurucu 2005 yılı içinde ancak dosyadan tam olarak anlaşılamayan bir tarihte, Belediye ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine Bursa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talepli tam yargı davası açmıştır. Mahkemece, zararın meydana gelmesinde davalı idarelerin kusurlarının bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Üç akademisyenden oluşan bilirkişi heyeti tarafından Mahkemeye sunulan raporda, yapının inşa edildiği yörenin etkili depremler ürettiği bilinen Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde bulunduğu belirtilmiş; yapının inşa edildiği yerde taban kayası ve taban formasyonunun üzerindeki zeminin kalınlığının kontrol edilmediği ifade edilmiş; Belediye tarafından yörenin zemini için makro bölgelendirme çalışmasının yapılmadığına işaret edilmiş; depremden önce afete uğrayabilecek yerlerin tespit ve ilan edilmediği ve bu tür yerlerde kat kısıtlamalarının belirlenmediği vurgulanmış ve sonuç olarak Belediyenin tam kusurlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Raporda buna karşın Bayındırlık ve İskan Bakanlığının gereken yönetmelik ve haritaları yaptığının altı çizilerek bir sorumluluğunun bulunmadığı görüşü açıklanmıştır. Raporda ayrıca, yıkılan konutların maliyeti 083,39 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkeme 28/5/2007 tarihli kararla bilirkişi raporunu esas alarak Belediye aleyhine 083,39 TL maddi tazminata hükmetmiş, davanın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine açılan bölümünü ise Bakanlığın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Mahkeme ayrıca Belediye aleyhine 000 TL manevi tazminata da hükmetmiştir. Mahkeme kararı, Danıştay Altıncı Dairesinin (Daire) 3/3/2008 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme tekrar bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi raporunda, ihtilaf konusu yapıların alüvyonlu topraklar üzerine yapılmış olmasının depremin olumsuz etkilerini artırdığı belirtilmiştir. Raporda; i. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının bölgede şiddetli depremlerin olabileceği öngörülmesine rağmen detaylı bir zemin araştırması ve mikro bölgelendirme çalışmalarını yapmaması, afete uğramış ve uğrayabilecek bölgeleri tespit etmemesi, zemin parametrelerine göre inşa edilebilecek yapıların kat adetleri ve diğer özelliklerini belirlememesi, gerçekleşen depremi boyutlandırma açısından yeterli düzenleyici işlemleri çıkarmaması nedeniyle%20,ii. Belediyenin imar planlarının hazırlanmasında mikro bölgelendirme çalışmalarını yapmaması, afete uğramış ve uğrayabilecek bölgeleri tespit etmemesi, zemin parametrelerine göre inşa edilebilecek yapıların kat adetlerini ve diğer özelliklerini ayrıntılı olarak belirlememesi, Belediye sınırlarındaki yerleri imara açması ve yapı ruhsatı vermesi nedeniyle %50,iii. Fenni mesulün yapıya ait statik projeleri zemin parametreleri olmadan uygulatması, müteahhitin yerine getirdiği uygulamalarda gerekli denetim ve kontrolleri eksik yapması nedeniyle %15,iv. Müteahhitin zemin etüdü yapılmadan oluşturulan yapının uygulamasını yapması ve muhtemelen standartlara uygun olmayan malzemelerin kullanılmasına sebep olması nedeniyle %10,v. Statik proje müellifinin yapının bulunduğu zeminin özellikleri bilinmeden statik hesapları ve deprem hesaplarını yapması nedeniyle %5 oranlarında kusurlu bulundukları saptanmıştır. Mahkeme 8/7/2011 tarihli kararıyla, toplam 083,89 TL olan maddi zararın bilirkişi raporundaki kusur oranları doğrultusunda 541,94 TL'sinden (%50) Belediyeyi, 416,77 TL'sinden (%20) Bayındırlık ve İskan Bakanlığını sorumlu tutarak anılan tutarların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte söz konusu idareler tarafından başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca Belediye aleyhine 000 TL, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine ise 800 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Mahkeme son olarak, reddedilen miktar üzerinden kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 550,70 TL nispi vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davalı Belediyeye verilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 6785, 3194 ve 7169 sayılı Kanunlar ile 180 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve bunlara dayanılarak çıkartılan ikincil mevzuatın Belediye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığına yapıların inşa edileceği yerin seçimi ve inşası ile ilgili sorumluluklar yüklediği belirtilmiş ve somut olayda her iki idarenin de bu sorumluluklarını yerine getirmediği ifade edilmiştir. Temyiz edilen karar, Danıştay Dairesinin 29/1/2013 tarihli ilamıyla yargılama giderleri dışındaki kısım yönünden onanmış; kararın yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı dâhil bozulmuştur. Kararın gerekçesinde, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de Dairenin 21/4/2014 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Anılan karar 21/5/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Gelişmeler Bozma kararına uyan Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucu davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden 116,64 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davalı Belediyeye verilmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Dairenin 13/6/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Daire kararına karşı başvurucu ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olup karar düzeltme istemi henüz karara bağlanmamıştır. İLGİLİ ULUSLARARASI HUKUK İlgili uluslararası hukuk içinbkz. Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri A. Ş., B. No: 2014/8649, 15/2/2017, §§ 22-