4. Hukuk Dairesi 2011/259 E. , 2011/596 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2010 gününde verilen dilekçe ile araç tescilinin iptali ile davacı adına tescilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev nedeniyle reddine dair verilen 20/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten s…
**4. Hukuk Dairesi 2011/259 E. , 2011/596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2010 gününde verilen dilekçe ile araç tescilinin iptali ile davacı adına tescilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev nedeniyle reddine dair verilen 20/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, 2006 yılında Adana'daki bir galeriden satın alıp halen zilyetliğinde bulundurduğu 33 NS 836 plaka sayılı traktörün, satın aldıktan 4-5 ay sonra davalı adına tescil edildiğini öğrendiğini; ancak, ablasının torunu olup kendi çocuklarından ayrı tutmadığı davalının traktör alacak maddi gücü olmadığını ileri sürerek, dava konusu traktörün davalı adına olan trafik sicil kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, davanın zamanaşımına uğradığını, 2007 yılında davacının çiftliğinde çalışmaya başladığını, kiraya vererek gelir getirmesi amacıyla kendi birikimleri ile dava konusu traktörü 15.03.2007’de satın alarak davacıya kiraya verdiğini, işini kaybedeceği endişesi ve davacının oyalaması nedeniyle kira bedelini isteyemediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacının ödediği paranın geri alınması veya sebepsiz zenginleşme nedeniyle bir alacak istemi bulunmadığı, Noter işleminin geçersizliğine ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, araçların tescil işleminin idari bir işlem olup davacının istemi yönünde işlem yapma görevinin idareye ait olduğu gerekçesiyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Trafik sicil kaydının iptali ve davacı adına tescili işlemleri idari nitelikte olmakla birlikte, dosya içeriğinden; davacının dava açmaktaki amacının, mülkiyetin kendisine ait olduğu iddiası ile davalı adına oluşturulan trafik sicil kaydının iptali ve araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Böyle bir davada çoğun içinde azın da bulunacağı ilkesi gereğince davacının tescil kaydının iptaline ilişkin istemin tespit istemini de içerdiği kabul edilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip taraflar arasında mülkiyet uyuşmazlığının kanıtlanması durumunda sicildeki kaydın iptali ile tescile karar verilmeden mülkiyetin tespitine yönelik karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.