1. Hukuk Dairesi 2014/4745 E. , 2015/5031 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2013 NUMARASI : 2011/411-2013/631 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı H.. T.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı K.. G.. aleyhine açılan davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ....…
**1. Hukuk Dairesi 2014/4745 E. , 2015/5031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2013 NUMARASI : 2011/411-2013/631 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı H.. T.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı K.. G.. aleyhine açılan davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davalı H.. T.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı K.. G.. aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan E... T...'un 03.11.2010 tarihinde öldüğü, geride davacı oğlu Abdulkadir, davalı oğlu H...H... ile birlikte dava dışı çocukları Ayşe, Tayibe ve Oğuz'u mirasçı olarak bıraktığı, mirasbırakanın 71 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazdaki 1/4 payını, 6601 ada 17 parseldeki 10 nolu depolu dükkanın 1/3 payı ve aynı taşınmazdaki 24 nolu meskenin 1/3 payını 16.11.2000 tarihinde yetkili vekili davalı H...H... aracılığıyla davalı Kasım'a satış suretiyle temlik ettiği, davalı Kasım'ın daha sonra 04.10.2001 tarihinde 17 perseldeki 10 ve 24 nolu bağımsız bölümlerin 2/3'er paylarını dava dışı kişilerden satın alarak tamamına malik olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706, Türk Borçlar Kanunun 237 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.