4. Hukuk Dairesi 2017/3056 E. , 2020/1845 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafında…
**4. Hukuk Dairesi 2017/3056 E. , 2020/1845 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, olay tarihinde davacıyı, kendisini ... olarak tanıtan şahsın aradığını ve davacının amcası olan şirket yetkilisi ... ile görüşerek litresi 3,10 TL'den motorin satmak istediğini belirttiğini, ...'ın da bu teklifi kabul ederek 12.000 litre alabileceklerini söylediklerini, davacı ile tanker şoförünün buluşması üzerine tankere dolum yapıldığını, yakıt fabrikaya ulaştıktan sonra yakıtın bedeli olan 32.770 TL'lik bedelin ... isimli şahıs tarafından kendilerine bildirilen banka hesabına davacı tarafından yatırıldığını, para yatırıldıktan sonra davacının tanker şoförüne yakıtı depoya boşaltmasını söylediğini ancak şoförün para yatmadan boşaltma işlemi yapamayacağını beyan ettiğini, daha sonra işverenini arayarak paranın yatırılmadığı bilgisini aldığını, davacının ... isimli şahsı aramasına rağmen ulaşamadığını, bu durumda dolandırıldığını anladığını, paranın hesaba gönderildiği kişinin davalı olduğunu, davalının hesabına yatan para nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini belirterek davacının maddi zararının tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, kuyumcu olarak çalışan davalının da dolandırıldığını ve olayın mağduru olduğunu, davalıyı telefon ile arayan ve kendisini eski müşterisi ... olarak tanıtan bir kişinin altın almak istediğini, altınları almak üzere şoförünü göndereceğini söyleyerek davalıdan hesap numarası istemesi üzerine davalının hesap numarasını verdiğini, bunun üzerine 32.770 TL parayı davalının hesabına gönderdiğini, davalının bu bedeli bankadan çektiğini ve iş yerine gittiğinde ...'ın şoförü olduğunu söyleyen bir kişinin kendisini beklediğini ve ...'ın talebi üzerine hesabına gönderilen paradan 290 TL nakit para ve 393 gr 77 sent altın bileziği verdiğini beyan ederek, olayda kusuru olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.