10. Hukuk Dairesi 2025/15631 E. , 2026/917 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/523 E., 2025/1796 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2025/10 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istin…
10. Hukuk Dairesi 2025/15631 E. , 2026/917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/523 E., 2025/1796 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2025/10 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 09.02.2021 tarihinde beton kesme ustası olarak çalıştığını, gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadığı için 11.11.2021 tarihinde iş kazasına uğradığını ve bir gözünü kaybettiğini, kazanın kusurlusu ve sorumlusunun davalı taraf olduğunu, kazadan önce davacının işyeri sorumlusu ... isimli kişiye defalarca spiral bıçaklarının köreldiğini ve çok taş sıçrattığını söylediğini ancak bu konuda bir önlem işveren tarafından alınmadığını, makina üzerinde bulunması gereken koruyucu ekipman da yer almadığını, çalışırken kullandığı koruyucu gözlükleri müvekkilinin kendisi satın aldığını, 11.11.2021 günü saat 16.00 sıralarında spiral bıçaklarının körlüğünden dolayı taş sıçratması nedeniyle kaza geçirdiğini, sıçrayan taşın doğrudan gözüne girdiğini, hemen hastaneye götürüldüğünü, gözünde bulunan koruyucu gözlüğün dahi koruyamadığını, sol gözünün görme yetisini kesin olarak kaybettiği tespit edildiğini ve sol gözünü kaybettiğini, müvekkilinin çok büyük bir elem ve ızdırabın içine düştüğünü, psikolojik olarak bir hayli yıprandığını, bir daha gözü görmeyecek olan müvekkilinin göz yuvasında mevcut gözün dokusunun tutup tutmayacağı dahi belli olmayıp gece gündüz bu konuda nasıl bir görüntü ile hayatına devam edeceğinin bunalımı içinde yaşadığını, doku tutsa dahi göremeyecek olan müvekkilinin, doku tutmaması durumunda da protez gözle - takdir edilecektir ki kimse tarafından istenmeyecek olan bir durumdur- hayatını devam ettirecek olması son derece acı ve elem dolu olmakla birlikte müvekkilinin işbu acı ve ızdırabının hiçbir surette geçmesi mümkün olmadığını belirterek 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiş, 13.12.2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminatı 1.563.680,71 TL'ye artırdığını bildirdiği anlaşıldı. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasında müvekkil şirketinin kusuru bulunmadığını, davacının iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareket etmesi sonucunda meydana geldiğini, davacıya iş güvenliği ve sağlığı hususlarına uygun olarak tüm ekipmanlar teslim edildiğini, iş güvenliği eğitimi verildiğini, taş kesme işlemi sırasında koruyucu ekipman kullanmayan davacının İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddelerine aykırı davrandığını, bunlara rağmen müvekkil şirketinin davacıya sahip çıktığını, tedavi süresince yanında olduğunu, tüm tedavi masraflarını üstlendiğini, davacının maddi olarak bir zararı bulunmadığını, davacının oğlunun garip bir şekilde maddi beklenti içine girip hukuk dışı davranışlar sergilemeye başlayınca, bu neviden taleplerinin karşılanmaması sebebiyle, mesnetsiz iddialarla bu davayı ikame ettiklerini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı da fahiş olup, kimse kendi kusurundan kaynaklanan bir olaydan dolayı hak talep edemez kuralına da aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminat zenginleşme aracı olarak da kullanılamayacağını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, savcılık soruşturmasında davalı müvekkilinin kusuru olmadığının tespit edilmesine rağmen Mahkemece alınan kusur raporunda %70 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmeden karara çıkarılmasının hatalı olduğunu, sorumluluğunu yerine getirmeyerek kazanın meydana gelmesine sebep olanın bizzat davacı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.