10. Hukuk Dairesi 2012/5816 E. , 2012/10963 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :587-963 Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya evlenme ödeneği verilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve …
**10. Hukuk Dairesi 2012/5816 E. , 2012/10963 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :587-963 Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya evlenme ödeneği verilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 2004 yılında kesinleşen davacıya, 1999 yılında yaşamını yitiren iştirakçi babası üzerinden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla yetim (ölüm) aylığı bağlandığı, boşandığı eşiyle 02.07.2009 tarihinde yeniden evlenen davacının 19.10.2009 günü Kuruma başvurarak evlenme ödeneği isteminde bulunduğu, Kurumca yapılan araştırma sonunda davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle 2010 yılının Mart ayında gerçekleştirilen işlemle ölüm aylığı 01.11.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, evlenme ödeneği başvurusunun da reddedildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Evlenme ve cenaze ödeneği” başlığını taşıyan 37'nci maddesinin ilk fıkrasında, evlenmeleri nedeniyle gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve istemde bulunmaları durumunda, almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarının bir defaya özgü olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödeneceği belirtilmiştir. Diğer taraftan; 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Kanunun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.