3. Hukuk Dairesi 2016/21536 E. , 2018/10970 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit (kanal katılım ve şebeke hisse bedelinden kaynaklı) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... İli,…
**3. Hukuk Dairesi 2016/21536 E. , 2018/10970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit (kanal katılım ve şebeke hisse bedelinden kaynaklı) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... İli, ... ilçesi, ...Mahallesi ... Ada, 1 parselde kayıtlı 15 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, su aboneliği için davalı kuruma başvurduğunu, bu işlem için davalı idare görevlilerince, 1.980,07 TL kanal katılım bedeli ile 2.026,57 TL şebeke hisse bedeli yanında 586,85 TY proje tasdik bedeli olmak üzere toplamda 4.593,49 TL ödenmesi gerektiğini ve ancak bundan sonra abonelik işleminin yapılabileceğinin bildirildiğini, ancak talep edilen bu bedellerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kanal katılım, şebeke hisse ve proje tasdik bedellerinden sorumlu ve borçlu olmadığının tespitini, var ise bu konuda ödenmesi gereken miktarın belirlenmesini talep etmiştir. Davalı, davacıdan tahsil edilen kanal katılım ve şebeke hisse bedelinin yasal dayanağının 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87,88,89. maddeleri ile bu kanuna dayalı olarak ...Yönetim Kurulu'nun 04.07.2012 tarihli kararı ile değiştirilen "Su ve Kanalizasyon Tesisleri Harcamalarına Katılma Paylarının Tahakkuk ve Tahsilatı Uygulam Yönergesi olduğunu, ...Tarifeler Yönetmeliğinin 39. Maddesinin iptalinin ardından dava konusu bedellerin bu yönergede belirlenen formüle göre hesaplandığını, yönergedeki formülün Belediye Gelirleri Kanunu'na uygun olduğunu, davacının su şebekesi ve kanal hizmetinden yararlanmaya başlayan ilk malik olması sebebiyle ilgili bedelin davacıdan tahsili gerektiğini, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek, davanın kısmen kabulü ile, davacının kanal katılım, şebeke hisse bedeli olarak 3.989,48-TL'den sorumlu olduğunun, fazlaya ilişkin bedelden sorumlu olmadığının tespitine, karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190.TL'ye çıkarılmıştır. Hüküm, karar tarihi itibariyle davalı açısından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'cada temyiz isteminin reddine karar verilebilir. 2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;