19. Ceza Dairesi 2015/11001 E. , 2017/1428 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2820 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca…
**19. Ceza Dairesi 2015/11001 E. , 2017/1428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2820 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanık hakkında atılı suçtan verilen kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/(1) maddesi uyarınca, seçenek tedbire çevrilmesine dair hükmün incelenmesinde; Mahkemece sanık hakkında kurulan 5 ay kısa süreli hapis cezasının, TCK 50/(1)-d maddesi gereği sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın takdiren "... 5 ay süreyle bir siyasi partinin yönetim kuruluna üye olmaktan yasaklanması yaptırımına çevrilmesine..." karar verildiği görülmektedir. Kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/(1)-d maddesinde yer alan "belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanması" kararına çevrilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bağlantılı ve sanığı suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik ve çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak sanığın yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerekmektedir. Yine, 5237 sayılı TCK'nın 50/(1) maddesinde, sanık hakkında verilen seçenek tedbirin, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; "Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya," çevrilebileceği öngörülmüş olup, hakimin takdir yetkisine bırakılan kısıtlanabilecek davranış, sanığın yapabileceği "...belirli yerlere gitmek veya belirli etkinlikleri yapmak..." olabilir. Ancak, sanığın "bir siyasi partiye yönetim kurulu üyesi olmaktan yasaklanması" tedbirinin kanunla hakimin takdir yetkisine bırakılan "belirli bir etkinlik" olup olmadığı tartışılmalıdır. T.C. Anayasası'nın "Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları" başlıklı 67. maddesinde ise; "...Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir..." hükmü yer almaktadır. Yine T.C. Anayasası'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde; "... Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz..." hükmü de bulunmaktadır.