12. Ceza Dairesi 2020/9646 E. , 2023/2072 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/467 - 2016/119 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan …
**12. Ceza Dairesi 2020/9646 E. , 2023/2072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/467 - 2016/119 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/467 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.11.2020 tarihli, 2016/177217 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine beraatlerine dair hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü; "Kazı yapılan alanın sanık ...'a ait arazi olduğu, sanık ...'ın kazı öncesinde Devlet Su İşlerine müracat ettiğini, ancak Devlet Şu İşlerinin kendisine 10 - 13 metreye kadar kuyu kazıp etrafını örüp kullanılır hale getirdikten sonra tekrar müracaat etmesi gerektiğini bildirdiklerini savunduğu, Devlet Su İşlerinin cevabi yazısında da 10 metreye kadar derinlikte olan su kuyularını kazmak için herhangi bir izne gerek olmadığının bildirildiği, sanık ...'ın sanık ...'ın arazisinde kuyu kazıp su çıkarma konusunda ücret karşılığı anlaşma yaptığı ve dosya içerisinde de bulunan hafriyat sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ...'ın iş makinesini kiraladığını, belli bir derinliğe kadar iş makinesi ile kazdıktan sonra iş makinesinin daha derine ulaşılamaması sebebi ile hilti yardımı ile kazıya devam ettiği, bu arada sanık ...'i günlük yevmiyeci olarak yanında çalıştırmaya başladığı anlaşılmış olup, sanıkların izinsiz olarak kültür varlıkları bulmak amacıyla kazı ve sondaj yaptıklarına ilişkin savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve tam bir vicdani kanaat oluşturacak nitelikte somut delil bulunmadığından, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanıkların üzerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir."