Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3192 E. , 2024/988 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3192 Karar No : 2024/988 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davac
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3192 E. , 2024/988 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3192 Karar No : 2024/988 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın satış faturasında yer alan kıymeti yerine, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de yer alan kıymet üzerinden fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından beyan edilen kıymetin, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmadığı ve gözetim belgesi ibraz zorunluluğunun tespitinde uygulanacak değer olduğu, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan bu kıymetin yurt dışı gider şeklinde beyan edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen ve fazladan ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddi yolundaki işlemde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında gerçekleştirilen tüm işlemlerin davacının kendi iradesine dayandığı, olayda yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahsil edilen bir vergiden söz edilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararda, dava konusu edilen 12 adet beyannamenin 8 tanesinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekirken, tecil faiziyle iadesine karar verildiği anlaşılmış olup, bu durum, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olduğundan, faize ilişkin hüküm fıkrasının 8 adet beyannameye isabet eden kısmının "fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına 2019 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın satış faturasında yer alan kıymeti yerine, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de yer alan kıymet üzerinden fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen verginin iadesine ilişkin hüküm fıkraları ile 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler için tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere iadesine hükmedilen tecil faizine ilişkin hüküm fıkrası ile 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannameler için tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere iadesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Temyize konu kararın 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen 8 adet beyannameye isabet eden faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmünün yer aldığı, 2019 yılında tescil edildiği anlaşılan beyannamelere konu vergilerin geri verilmesinde tahsil tarihinden itibaren tecil faizinin hesaplanması gerektiğine karar verilmiş ise de, uyuşmazlık konusu beyannamelerden 8 adedinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edildiğinin anlaşılması karşısında, bu beyannamelere ilişkin fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iade edilmesi gerekmekte olup, hesaplanacak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuki isabet bulunmamakla birlikte yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının,vergi mahkemesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasına isabet eden kısmı çıkarılarak ''07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ait vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle ve anılan tarihten sonra tescil edilen beyannamelere ait vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen 4 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi yönünden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, temyize konu kararın anılan beyannameler yönünden tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının da düzeltilmesi gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyorum.