Başvuru, yayımlanan haberin kişilik haklarını zedelediği iddiasıyla açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yayımlanan haberin kişilik haklarını zedelediği iddiasıyla açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Özel bir yayın kuruluşu olan Samanyolu televizyonunda, 18/7/2009 tarihinde başvurucu hakkında bir haber yayımlanmıştır. Söz konusu haber, o tarihte başvurucu hakkında yasa dışı "Ergenekon" örgütünün üyesi olduğu iddiasıyla yürütülen ceza davasına ilişkindir. Haberin konuşma bölümü şu şekildedir:"Yasa dışı Ergenekon örgütünün hedeflerini hayata geçirmek için birbirinden farklı gruplar oluşturduğu ve bunlarla topluluğu yönlendirmeye çalıştığı iddia ediliyor. Star gazetesinde yayınlanan habere göre onlardan biri Kırklar grubu. İddiaya göre yapılan operasyonlarda P. ve emekli Albay İlyas Çınar'dan (başvurucu) Kırklar doc. isimli dosya ele geçirildi. Kırklar tabiri işte ekranda orjinal haliyle gördüğünüz bu dökümanda geçiyor. Yani derin Ergenekon isimli belgede bu oluşumun şifreleri çözülür alt birim olan kırk kişiye dağıtılır. Kırk görevli bu sistemin dağılımını teknik bir şekilde Türk insanına sunar. Bu öğretinin ve uygulamanın bizzat sahibi Ergenekondur. İddiaya göre derin Ergenekon isimli belgeden yasa dışı örgütün TSK içine sızmaya çalıştığı anlaşılıyor. Ergenekonun görev alanlarının içinde Türk ordusunun çok önemli yeri vardır. Türk ordusu içinde bu görev ve görevliler Alpler ve Erenler olmak üzere iki misyona ayrılırlar her birim Türk ordusunun kült birimlerini oluşturur. Alpler özel harp dairesinin faaliyetlerini devam ettirir Erenler ise işin parapsikolojiksiprütüal yada başka bir anlatımla ilahi yönünün sergilenmesini yapar. Bu sistemin idarecileri çok özeldir. Sistemin başında görülmezler ve asla deşifre olmazlar. Derin Ergenekon isimli belgenin başka sanıklarda da ele geçirilmiş olması son derece dikkat çekici. Örneği İlyas Çınar'dan çıkan bu döküman aynı zamanda S. E.'de de çıkmıştır. İddiaya göre Kırklar grubu Ergenekonun kurduğu çok sayıdaki gizli gruptan bir tanesi. Üyeleri arasında İlyas Çınar gibi isimlerin yanında K. A. ve E. G. gibi sanıklar var." Başvuru konusu haber verilirken ekranda başvurucunun emniyetten çıkış görüntüleri ile haberde bahsedilen ceza davasında başvurucunun birlikte yargılandığı diğer sanıklarla çekildiği resimler yayımlanmıştır. Başvurucu, bu haber nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği iddiasıyla Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. aleyhinemanevi tazminat davası açmıştır. Kartal Asliye Hukuk Mahkemesince (Mahkeme) görülen davada aldırılan bilirkişi raporuna göre dayanağı soruşturma evrakı olduğu için haberde gerçeklik unsuru bulunmaktadır. Bunun yanında haberin yayımlanmasında kamu yararı bulunduğu sonucuna da varılmıştır. Öte yandan bilirkişi raporunda, haberin özle biçim arasında bulunması gereken uyum gözetilmeden yayımlandığı sonucuna varılmıştır. Nitekim haberde, başvurucu hakkındaki ceza yargılaması devam ediyor olmasına rağmen "Ergenekon" adında bir örgütün ve "Kırklar Grubu" adında bir grubun varlığının sabit olduğu, başvurucunun bu grupta söz konusu örgüt için çalıştığının kesin bir dille öne sürüldüğü belirtilmiştir. Raporda ayrıca gerçek bir haberin kamuya duyurulmasında kamu yararı bulunmasına rağmen haber konusunun somut olayda olduğu gibi işlenerek yargılamayı etkileyici, masumiyet karinesini ihlal edici ve sanığın peşinen suçlu görülmesini sağlayıcı biçimde verilmesinde kamu yararı bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme 13/11/2012 tarihinde söz konusu davayı reddetmiştir. Mahkeme, söz konusu haberin Star gazetesinde yayımlanan bir habere dayanılarak verildiğini, ayrıca haberde bahsedilen olguların başvurucunun sanık sıfatıyla bulunduğu derdest bir ceza davasındaki iddianamede yer aldığını belirtmiştir. Bu sebeple Mahkeme, söz konusu haberin güncel ve gerçek olduğunu, habere kamuoyunun ilgisi bulunduğunu ve haberde konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılığın da korunduğunuifade etmiştir. Başvurucu, Mahkemenin ret kararını temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 15/5/2014 tarihinde mahkeme kararını onamıştır. Başvurucu, onama kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Daire 28/10/2014 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiştir. Karar düzeltmenin reddine dair karar başvurucuya 26/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "İlke" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”B. Uluslararası Hukuk İfade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi ile ifade ve basın özgürlüğü ile itibarın korunmasını isteme hakkı arasındaki ilişkiyle ilgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu verildiği bir karar için Haci Boğatekin (B. No: 2014/18101, 26/10/2017, §§ 16-20) kararına bakılabilir.