Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucular tarafından gönderilmek istenen mektupların sakıncalı bulunarak gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucular tarafından gönderilmek istenen mektupların sakıncalı bulunarak gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 21/12/2015 ve 4/1/2016 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2016/759 numaralı başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2016/463 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2016/413 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucu Mecit Şahinkaya, milletvekili A.ya; diğer başvurucu da milletvekili A.H.H.ye birer mektup göndermek istemişlerdir. Beş sayfadan oluşan aynı mahiyetteki söz konusu mektupların ilgili kısımlarında İnfaz Kurumundaki hak gasplarının, keyfî uygulamaların, hukuksuzlukların ve işkencelerin her geçen gün arttığı belirtilerek bu kapsamda hükümlülerin mektuplarına el konulmak suretiyle iletişim haklarının gasp edildiği ileri sürülmüştür. Diğer yandan avukatla görüşme hakkına yönelik sıkıntıların protesto edilmesi, başka ceza infaz kurumundan nakil gelen hükümlünün çıplak olarak aranmasına direnilmesi ve baskılara karşı açlık grevi yapılması nedenleriyle disiplin cezaları verildiğinden, ayrıca diyet yemeği ve ilaç teminine ilişkin problemlerden bahsedilerek milletvekillerinden duyarlılık gösterilmesi talebinde bulunulmuştur. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 6/11/2015 ve 10/11/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla mektupların gönderilmemesine karar verilmiştir. Karar gerekçelerinde; mektuplarda yalan ve yanlış bilgiler ile İnfaz Kurumunu yıpratmak amacıyla kamuoyu oluşturmaya yönelik ibareler bulunduğu vurgulanmak suretiyle 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) maddesine göre mektupların alıcılarına gönderilmediği belirtilmiştir. Başvurucular tarafından Disiplin Kurulu kararlarına karşı Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet 18/11/2015 ve 23/11/2015 tarihli kararlarla kabul edilerek Disiplin Kurulu kararlarının iptaline karar verilmiştir. Karar gerekçelerinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasında "Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların" hükümlüye verilmeyeceğinin ve hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceğinin hükme bağlandığı belirtilmiştir. Kararlarda; söz konusu mektuplarda İnfaz Kurumunda hak ihlali olarak görülen bazı olayların anlatıldığı, bu iddiaların gerçek olup olmadığının veya haklılığının ayrı bir tartışma konusu olduğu, mektuplara el konulabilmesi için yazılan hususların yanlış olmasının yeterli olmadığı, bu bilgilerin kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek nitelikte olması ve değerlendirme yapılırken mektubun muhatabının kim olduğunun da dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Kararlarda ayrıca, mektupların kamuoyunda tanınan kişilere yazıldığı ifade edilerek ceza infaz kurumlarında insan hakları ihlallerinin önlenebilmesi için mümkün olduğunca şeffaflığın sağlanmasının zorunlu olduğu, hak ihlali olarak belirtilen eylemlerin gerektiğinde yetkili makamlar tarafından etkili bir şekilde soruşturulabilmesi ve kamuoyu tarafından durumun takip edilebilmesi için hükümlü ve tutukluların dışarıyla haberleşmelerinin son derece önemli olduğu açıklanmıştır. Ayrıca benzer bir olayda Anayasa Mahkemesinin Akif İpek (B. No: 2013/9456, 24/6/2015) kararında haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verdiği hatırlatılarak başvurucuların gönderdiği mektuplara el konulması yerinde görülmemiştir. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) yapılan itiraz, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinin 3/12/2015 tarihli kararları ile kabul edilerek İnfaz Hâkimliği kararlarının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Karar gerekçelerinde, Savcılık itirazının yerinde görüldüğü açıklanmıştır. Nihai kararlar 10/12/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 21/12/2015 ve 4/1/2016 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-